İsa Gürler

Bilinç ve başkaldırı, bu yadsımalar vazgeçişin karşındır. Tersine, insan yüreğinde indirgenmez ve tutkulu olan ne varsa hepsi bunları yaşamıyla canlandırır. Uzlaşmamış olarak ölmek söz konusudur. Gönüllü olarak değil, uzlaşmamış olarak ölmek söz konusudur. İntihar bir yanılmadır. Uyumsuz insanın tüm yapabileceği her şeyi tüketmektir, kendi kendini de tüketmektir. Uyumsuz onun son noktasına varmış gerilimi, bir yalnız çabayla sürekli olarak sürdürdüğü gerilimdir, çünkü bu bilinçte ve bu günü gününe başkaldırıda biricik gerçeğini ortaya koyduğunu bilir. Bu gerçek de meydan okumadır, ilk sonuçlardan biri bu.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam
Çağımızın düşüncesinin aynı zamanda hem dünyanın anlamsızlığı felsefesine en yatkın olanlardan) hem de sonuçlarında en parçalanmışlardan biri olması çok anlamlı.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Felsefe
Her şey bir tek şeyle değil, her şey, her şeyle açıklanır.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Felsefe
Düşünmek, birleştirmek değildir artık, görünüşü büyük bir ilkenin yüzü altında dost kılmak değildir. Düşünmek, görmeyi, dikkatli olmayı yeniden öğrenmektir, bilinci yönetmektir, her düşünceyi, her imgeyi, Proust'un yaptığı gibi bir ayrıcalıklı nokta durumuna getirmektir. Aykırı bir biçimde, her şey ayrıcalıklıdır. Düşünceyi doğrulayan şey, son sınırına ulaşmış bilinçliliğidir.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Felsefe
Bu dünyayı bana bir imgeyle açıklıyorsunuz. O zaman dönüp dolaşıp şiire geldiğinizi anlıyorum; hiçbir zaman bilemeyeceğim. Buna kızmaya zamanım mı var? Şimdiden kuram değiştirdiniz. Böylece bana her şeyi öğretmesi gereken bu bilim, varsayımda sona eriyor, bu açıklık eğretilemeye gömülüyor, bu kararsızlık sanat yapıtında eriyip gidiyor. Bunca çabaya ne gerek vardı? Bu tepelerin hoş çizgileri bu çarpıntılı yürek üzerinde akşamın eli çok eli daha fazlasını öğretiyor bana. Başladığım noktaya geldim. Anlıyorum, bilim yoluyla olguları kavrayıp sayabilirsem de dünyayı kavrayamam. Bütün engebelerini parmağımla izleyecek olsam, bundan fazlasını bilemezdim. Siz de tutmuş, kesin ama hiçbir şey öğretmeyen bir betimlemeyle bilgi vereceğini ileri süren, ama hiç mi hiç kesin olmayan varsayımlar arasında bir seçim yapmamı söylüyorsunuz. Kendi kendime de dünyaya da yabancıyım, yardım umabileceğim tek şey de bir şeyi kesinlemeye yeltenir yeltenmez kendi kendini yadsıyan bir düşünce. Beni ancak bilmeye ve yaşamaya yanaşmadığım sürece esenliğe kavuşturan, fetih istekleri her türlü saldırıyı boşa çıkaran duvarlara çarptıran bu koşul nedir? İstemek, çelişkilere yol açmaktır. Aldırmazlığın, yüreğin uykusunun ya da ölümcül vazgeçişlerin verdiği bu zehirli esenliğin doğması için düzenlenmiş her şey.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam