Selime Teyze ile Meltem’in hayat hikayelerinin harmanlandığı bir roman oluşturulmuş. Şermin Yaşar’ın dili yine çok yalın ve akıcıydı. Kitap hayatımızdan bir film şeridi izliyormuşuz hissi yarattı. Duygu yoğunluğu oldukça fazlaydı. Adeta yaşlıları bir kez daha anlayıp onları unutmamızı zihnimize kazıyor. Hayatın içinden bilindik sanki bizden birisini( babaanne, nine, vs.) anlatıyordu. Yazar gözlem yeteneğini çok iyi kullanmış. İlk romanını “roman” sınıflamasında saymamıştım ama bence bu eser başarılı bir romandı. Selime Teyze’nin çocuklarına kavuşup kavuşmaması nihayetlendirilmemiş, burası çok aklıma takıldı. Meltem’in annesinin nerde olduğu ya da onu neden bıraktığı da kitabın sonunda soru işareti olarak kalmaya devam etmiş. Bir de romanın ismi güzeldi ama daha farklı olsaydı
keşke diye düşündüm hep. Sayfa 195 ‘teki
- muğlak kelimesini o cümleye bir türlü uyduramadım, keşke başka kelime kullanılsaydı. İyi okumalar dilerim.