Bu kitabın yazarı Kim Noble bilinen en fazla kişiliğe sahip çoklu kişilik bozukluğu hastası bir ressam. Kendi hikayesindeki parçaları birleştirerek yazdığı romanı oldukça sarsıcı ve etkileyici.
Yaşamının ilk yıllarında acıyla kıvranan Kim Noble'ın zihni üçüncü yaş gününden bir süre önce beton bir zemine düşüp parçalanan bir cam parçası gibi dağıldı. İrili ufaklı sayısız kırık parçaya ayrıldı. Her biri birer kar tanesi misali birbirinden farklıydı. Eskiden bir parça varken şimdi on, yirmi, yüz, iki yüz parça vardı. Bunların her biri yeni bir zihindi; Kim'in hayattaki yerini almaya, onu korumaya hazır yeni birer hayat demekti. Kim Noble kırılmış cam parçaları arasına saklandı. Artık mutluydu, onu kimse bulamazdı.
Parçaları birleştir... Kim Noble farklı kişiliklere, zihinlere ve hafızalara sahipti. Kimlikler bazen aylarca bazense yalnızca birkaç dakika kontrolü ele alıyordu. Her biri Kim Noble'ın bedeninin asıl sahibi olduğunu sanıyordu. Kim, sıklıkla kendini nasıl geldiğini bilemedeği yerlerde bulur ve parçaları birleştirirdi. Parçaları birleştir, etrafta kimler var, neredeyim, ne yapıyorum... Her zaman bir şeyler yapabilmek için çok az zamanı var gibi hissederdi. Kısa süre sonra kendini nerede, nasıl bulacağını bilemeden yaşardı.
Her biri farklı yaşamlara sahip kimlikler Kim Noble'ı oradan oraya sürükledi. Bir anne, bir deli, bir sanatçı, bir çocuk, bir erkek, bir genç kız...Bedeninin tacizciler, doktorlar ve bürokrarik işlemler yüzünden maruz kaldığı onca şeyden sonra savaşmaya devam etti. Savaşı kazandı. Bu büyüleyici hikaye insan beyninin bedenimizle ve çevremizle etkişileşimini bambaşka bir yönden ele almanızı sağlayabilir. Bir düşünün: bedeninizi, kimliğinizi, yaşamınızı yabancılarla paylaşmak ve bunun farkında olamamak nasıl olurdu? "Çılgınlık bu!" demiş