Tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastayış gibi ağlarlar.
''Yıldızlar zalam içinde parladığı gibi, fakr ü sefalet içinde de safvet ve ulviyetiyle parlayan ruhlar yok mudur? Bir kalp sevmek için mutlak servete, asalete mi muhtaçtır? Bence en sahih ikbal ruhun gördüğü iki güzel göz, en büyük servet kalbin hissini gösteren gül rengindeki dudaklardan akseden tebessümdür. Güzellikten büyük asalet, safvet-i kalpten büyük servet mi olur?''
Ağlamak... Muvaffakiyet! Tasvir ve tasavvura numune ittihaz edilen bir dilenci kızının ağlaması ressamın fırçasından dökülen boyalar kadar temin-i muvaffakiyet eder esbab-ı sanatkaridendi.