En sevdiğin konulardan biriydi bu: Bolluk, zincir işletmeler ve popülerlik, bir şeyin değerini düşürmezdi, aksine zaman her şeyi ender kılardı. Şimdiki zamanın tadını çıkarmaya bayılırdın.
Dokuz, ha tamam, yedi çocuk, iki yetişkin. Vurduğu öğretmenlerden biri de çocuğun en büyük savunucusu muymuş neymiş bir de! Bilgisayar oyunlarını ya da rock müziği suçlamak ne kadar doğru bilmiyorum. Biz de rock dinleyerek büyüdük, değil mi? Hiçbirimiz lisede cinnet getirip de insanları vurmadık.
Bu belirleyici psikolojik özelliği ırz düşmanlarında, çocuklara sarkıntılık edenlerde ve aile içinde şiddete başvuranlarda görmekteyiz: Bu kişiler empatiden yoksundur. Kurbanlarının acısını hissetme yeteneğinin olmaması, kendi kendilerine suça teşvik edici yalanlar uydurmalarına olanak verir. Tecavüzcülerin yalanları, “Kadınlar aslında kendilerine zorla sahip olunmasını arzular” veya “Karşı koyuyorsa aslında naz yapıyordur,”; tacizcilerinki “Ben çocuğun canını yakmıyorum, sadece sevgimi gösteriyorum”, “Bu da şefkatin başka bir ifadesi”; fiziksel şiddet kullanan ebeveynlerinki de, “Bu sadece iyi bir terbiye yöntemi” şeklindedir. Kendilerini haklı çıkaran bu cümleler, bu tür sorunlardan dolayı tedavi gören insanların kurbanlarına acı çektirirken veya bunu yapmaya hazırlanırken kendi kendilerine söylediklerini ifade ettikleri sözlerden derlenmiştir.