Benim ay ışığını ne kadar sevdiğimi bilemezsin. Mehtaplı gecelerde yalnız başıma gezmek kadar hoşuma giden şey yoktur. Yalnız, bilmem dikkat ettin mi, mehtap insana daima bir arkadaş aratır. Mehtap altında ağır ağır giderken yanımda benim gibi hiç sesini çıkarmadan, hiç konuşmadan yürüyecek ve bu gümüş ışıkları yavaş yavaş içecek bir arkadaş ararım.
"Jacques," dedi Defarge, "eğer bir kediyi susatmak istiyorsan, yapılması gereken ona süt göstermektir. Bir gün bir köpeğin avını yakalamasını istiyorsan, yapılması gereken ona avını göstermektir."
Miss Manette, bir ihtimal, şu karşınızda duran -kendi kendini harcamış, tükenmiş, ayyaş ve sefil bir yaratık olduğunu bildiğiniz- adamın aşkına karşılık vermeniz mümkün olsaydı bile, bu adam tüm mutluluğuna karşılık, sizi mutsuz edeceğinin, size acı, utanç ve pişmanlık getireceğinin, sizi kendisiyle birlikte aşağı çekip yıkıma sürükleyeceğinin her an, her dakika farkında olurdu. Bana herhangi bir şekilde sevgi besleyemeyeceğinizi gayet iyi biliyorum, zaten sizden böyle bir talebim de yok; hatta böyle bir şey olmayacağı için size minnettarım."
Askerî bilgiden yoksun subaylar; geminin ne olduğunu bile bilmeyen denizciler; devletin gidişatından bihaber devlet memurları; şehvetli bakışları, gevşek dilleri ve gayriahlaki yaşamlarıyla, olabilecek en dünyevi din adamları oradaydı; hiçbiri liyakat sahibi değildi fakat hepsi rezilce öyleymiş taklidi yapıyordu.