Aysel Axundzade

Hiç olanlar var olmak için başkalarının hayatlarını mahvederler; çünkü kendileri olamıyorlar, yalnızca konuşuyorlar.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ama ayaklarımda zincirler var. Bede­nim de ruhum da tutsak. Oysa ben ne olursa olsun alışılagelmişin bir adım ötesine geçmem gerektiğini düşünüyorum. Bu baskıcı, kurallarla dolu hayatı sevmiyorum. Ben olaylarla dolu, şaşırtıcı bir hayatı sevdim hep. Bütün dünyayı yalın ayak gezmek istediğimi söylesem belki de gülersin bana. Sokaklarda dans etmek istiyorum, yasaları çiğnemek istiyorum. Belki de benim yaradılışımın günaha meyilli olduğunu düşünüyorsun ama değil. Ben şaşırtıcı işler yap­maktan zevk duyuyorum. Ben bir kadın, bir insan olmak istiyorum.
İnsanlar çareyi genellikle dışarda arıyorlar. Kendi dışlarında, evlerinin dışında, sevgililerinin dışında... Kendi içini çekmek kadar güzel bir şey yok. Kendi içini çekmek.Kendi kahrını çekmek ve el aleme bulaştırmamak.
İnsan acıdan kaçmaya çalışmak yerine acıya dayanmayı öğrenmeli.
Her yerin yabancısıyım sanki. Hiçbir yere sığamıyorum, hiçbir yerde mutlu olamıyorum.