Onca zamandır -Twitter'ın zaman akışı gibi- çok hızlı ve çok geçici şeylere bakıp duruyordum.
Bakışınız hızla akan şeylere takılıp kaldığında kendinizi endişeli, te laşlı hissediyorsunuz; hareket etmezseniz, ellerinizi sallamazsanız, bağırmazsanız sürüklenip gidecekmiş gibi. Şimdiyse çok eski ve çok kalıcı bir şeye bakar haldeydim. Bu okyanus benden çok önceleri buradaydı, diye düşündüm, benim ufak tefek kaygılarım unutulup gittikten çok sonra da burada olacak. Twitter size, tüm dünya ka fayı sizinle ve küçük egonuzla bozmuş, sizi seviyor, sizden nefret ediyor, şu an sizden bahsediyor gibi hissettiriyor. Okyanus ise dünya sizi yumuşak, ıslak ve sıcak bir kayıtsızlıkla selamlıyormuş gibi his settiriyor. Avazınız çıktığı kadar bağırsanız da karşılık vereceği yok.