İtaatkârlık ve bağımlılık inançlarınız olduğunu varsayalım.
Sürekli olarak herkesin her ihtiyacına ve her duygusuna yanıt vermeye çalışıyorsunuz. Bir süre için, bu çok işe yarar çünkü karşınızdaki kişiler, sizin sürekli onlar için bir şeyler yapmanızdan ve onları mutlu etmeye çalışmanızdan hoşlanırlar. İlişkilerinizde düzeni bozmazsınız çünkü reddedilmekten korkarsınız. Ama uzun vadede, herkesin sizi kullandığını ve kimsenin sizin gereksinimlerinizi karşılamaya ya da sizi mutlu etmeye çalışmadığını fark edersiniz. Sonunda kullanılmış hissedip, tükenmişliğinizle ya da Dan gibi sıkışmışlığınızla kalırsınız.
Kendi iletişim hatalarınızı belirlemeye ve kabul etmeye cesaretiniz varsa diğer insanlarla yararlı bir ilişki için sancılı fakat yaşamsal önemi olan bir adım atmış olacaksınız.
Kızgın ve rahatsız hissetmek tamamen kabul ama sizin duygularınızı iletme yolunuz daha sonra olacaklarda büyük fark yaratır. Kızgınlığınızı silah olarak kullanabilir ve savaşabilirsiniz. Ya da duygularınızı saygılı bir şekilde paylaşabilirsiniz böylece karşınızdaki kişiyle daha derin ve anlamlı bir ilişki geliştirebilirsiniz.