"bir şeyden dolayı bütün öteki günlerden başka olan gün geride kalınca günler geçtikçe o şey de uzaklaşır. Ne kadar fena, ne kadar korkunç olursa olsun, o anı yeniden yaşamak imkansızdır. O anı yeniden yaşıyorum derseniz, Kendi kendinize yalan söylemiş olursunuz bir yerinizi yarsalar, kanların aktığını görseniz, acısı içinize işlese, gene de aradan bir yıl geçince o anı yeniden yaşamınıza imkan yoktur. Hatırası kalır yara izi kalır ama o gün geçtiği gibi o şey de geçmiştir artık"
"Siyaset yapacak seviyeye gelmemiştir bizim insanlarımız. Çünkü hiç birimizide yeni bir buluş ardında koşmak, yeni bir şey yaratmak gücü ve terbiyesi yok. Siyaset nedir? Topluluk şuurunda bir keşif. Kalabalığı en az yüz yıl sürükleyecek bir hedef icat etmek. Oysa biz icad edilmiş hedefler ve eski keşifler ardında dolaşıp durdugumuz için sonunda gele gele kendi cikarimizi korumaya geliyoruz. İdealizmi bir türlü anlayamıyoruz. Beni Paris'te müteessir eden de buydu. Fransız ihtilali yeni bir buluştu. Bizse o bulustan yararlanmaya, hem de Teker teker keselerimizi doldurmak anlamında yararlanmaya kalktık, anlıyor musun? İşin bam teli buradadır. Çünkü siyaset yararlanmak için değildir "