Ikra Buket

Ikra Buket
@IkraBuket
Acı Hayat
7/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
Kitaptaki Michael K karakteri toplumdaki birçok insana göre hem bedensel hem de zihinsel farklılıklara sahip. Kendisi doğuştan dudağındaki ve burnundaki anormallikten dolayı başka insanlar tarafından dışlanan bir insan olmuş. Gerçi kendisi de ruhen insanlardan uzak durmayı seven ve kendisine yaklaşan insanlardan kaçan bir yapıya sahiptir. K. daha doğduğu zaman annesi tarafından beğenilmez ve kadınlar tarafından ilgi görmez hikaye boyunca. Michael K. kitabını ikiye bölebiliriz: İlk bölümde annesi ile olan ilişkisi ve annesinin hastalık süreci ile ilgilenirken, ikinci bölümde annesini kaybettikten sonra doğduğu yere tekrar dönme yolculuğu ve bu yolculukta başından geçen olaylar anlatılıyor. K. savaş ve çalışma kamplarında bir süre yaşamıştır. Ülkesinin sömürü altında olması ve iç savaş döneminden geçmesi nedeniyle yoksul, aç ve sefalet bir hayat yaşar. Ancak K. yı diğer insanlardan ayıran bir özelliği yemek yemememesidir veya birçok insana göre yaşam sınırının altında yemesidir. Genel olarak insanlar açlık söz konusu olduğunda iradeleri aç kalmasını söylese bile bedenlerinin ihtiyaçlarına boyun eğer ve dirençlerini kaybederek yemek yerler. K. da ise durum tam tersidir; bedeni iradesi ile tam bir uyum içinde, hatta iradesi boyun eğse bile bedeni direndi. Noel karakteri K. yı gözlemlediği süreçte kendisine öğretilen beden ve irade, intihar ile ilgili öğretilerin K. için geçerli olmadığını belirtir. Kitabın sonunda da belirttiği gibi bir kaşığı suya batırıp çıkardığında ucunda bulunan suyun insan için yeterli olabileceğini düşünür Michael K.
İnsan
Michael K. Yaşamı ve Yaşadığı DönemJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 2018518 okunma
Reklam
Kendini bulma yolculuğu
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2022 22:10
Öncelikle maalesef “Hakkari’de bir mevsim” kitabı benim Ferit Edgü ile ilk karşılaşmam. Daha önce ne ismini ne de kitabın film halini gördüm. İlk okumaya başlarken şiir kitabı sandım ancak daha sonra bölümlerin ve kitabın tamamının bir olay örgüsü içinde olduğunu anladım. Aslında kitap bizi doğudaki yaşam zorlukları (bu bazen doğa ile ilgili zorluk bazen de muhtarın karısı Zazi’nin yaşadığı gibi örf ve adetlerle ilgili zorluklar) hakkında bilgi veriyor. Her ölüme hep aynı tepkiyi veremeyiz. Kitaptaki kahraman gibi birçoğumuz için bir çocuğun ölümü bizi daha çok sarsar. Köy halkının bu ölümlere alışması korkunç bir durum. Bu ölümler ayrıca bana hayatımdaki bir olayı hatırlattı. Annem ve babam ben daha doğmadan İstanbul’a göç etmişler. Göç etmeden önce daha 2 yaşlarında olan evlatlarını kaybetmişler. Birgün bu konu hakkında konuşurken neden ölmüştü diye sorduğumda aldığım cevap “bilmiyoruz” olmuştu. Gerçekten çok değil bundan 40 sene önce yaşanmış bu olay. Doğunun hala birçok köyünde bu zorlukların devam ediyor ve çocukların ölüyor olması ne acı. Spoiler !!! Süryani’nin kitaplarının yakılması sırasında, onun isyanı ve üzüntüsünü kendim hissettim okurken. “Yakmayın kitapları, hepsini size veriyorum, okuyun onları, hiç değilse okuduktan sonra yakın ” sözleri ve insanların önyargıları maalesef başka bir surette hala devam ediyor olması ne yazıktır. Kendini kaybetmiş olan kahramanımızın, kendini arama yolculuğu bu kitap. Kahramanımız bir mağaraya veya ıssız bir yerde değil, bir topluluk içinde kendini bulmaya çalışıyor. Zaten sadece kendini bulma değil bu arayış diğer insanları da buluyor. Başka insanları buldukça kendini bulmaya yaklaşıyor. Bu dünyada ne olursak olalım hep öğrenen kişiyiz eğer okuyucuysak aynı zamanda değişmeyen ve hep devam eden şey öğrenci
İnsan ve Duygular
Hakkari’de Bir MevsimFerit Edgü · Everest Yayınları · 202313,9bin okunma