Olgunluk & Çocukluk
Psikoloğumla geçen bir konuşmamda, “Çocuk gibi hissettim.” dedim. Oysa ben artık bir yetişkindim; neden çocuk gibi hissettim? Burada neyi kastettim?
Çocuklar ne hisseder? Neler yapar?
Çocukların tek dertleri kendileridir: Oyunlar, oyuncaklar, sevilmek, eğlenmek, şımarmak ve yaramazlık yapmak. Onlar sadece kendileriyle ilgili konularla ilgilenirler (tabii onlara başka sorumluluklar yüklenmediyse).
Peki, nelerle ilgilenmezler?
Başkalarının dertlerini üstlenmezler mesela. Çocuklara akıl danışılmaz, onların akıl vermezler.
Peki, çocukken olgun olduğu söylenen çocuklar?
Olgunluk nedir?
Yaşına uygun davranmak, kendini bilmek, çevresini değerlendirebilmek ve okuyabilmek. Karşısındakine değer ve saygı gösteren kişidir.
Bu tanımların hiçbirinde sıkıcılık ya da kusursuzluk yok. Ancak olgun kişi genellikle eğlenmeyen, hata yapmayan, sürekli akla danışılan ve örnek alınan biri olarak biliriz.
Evet, olgun bir kişi örnek olur ama hata da yapar ve bundan ders çıkar. Akıl danışılır ama bir psikolog gibi kullanılamaz, üzerine sorumluluk yüklenemez. Eğlenir ama bununla kimseyi incitmez.
Bu tarz olumsuz olgunluk kalıpları çocukları da yetişkinleri bir kısıtlamanın içine itiyor. Kişi yapmak istediklerinden vazgeçiyor çünkü beklenti algısına uymayabiliyor. Ya da sürekli akıl danışılan ve başkalarının dertleriyle sıkılan biri olarak görülüyor.
Olgun bir birey olmak; Kendini bilen, eğlenebilen ve bilgisi yüksek bir kişi olmaktır.
Sizce nedir?
Sıla Y.