İlker Çelik

İlker Çelik
@Ilker67
Üniversite
Zonguldak
3 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Yağmurlu bir günde gelsin ölüm, Kederin en ağır, gecenin en karanlığında, Kimselerin haberi olmadan, Pehlivanoğlu'un göçtüğü darağacında, Bir ufak tebessümle gelsin ölüm. Belki hafiften yağmur çiseler, Kim bilir; dostlar ardımızdan bir kaç damla yaş döker, Tüm yaşanmışlıkların acısı bir ihtimal geçer, Selçuk abinin boynuna geçen urganla gelsin ölüm. Ya da kahpece bir pusu atılır, Ebedî âleme tahta kapı aralanır, İbrahim Ulus'u bulan kurşun, Elbet benim de canımı alır.
Reklam
Konuşamıyorum İstanbul Ne zamandır kahrını çekiyorum Boğazım düğümlü, sen gibi çağlamıyorum Ben anlatamıyorum sen anlat İstanbul Ara sokaklarında yürüyorum Kaç senedir aşındırıyorum kaldırımlarını Kaç asırdır Kız kulesiyle dertleşiyorum Ben kimim artık bilmiyorum Anlatamıyorum sen anlat İstanbul Rıhtımından bir gemi kalkıyor İnsan bir zaman sonra ansızın yoruluyor Kaçıncı kalp kırıklığımız hatırlamıyorum Kaçıncı hüsrana uğrayışımız, biliyorsan söyle İstanbul Defalarca denedim senden uzaklaşmayı Defalarca tekrarladım aşktan kaçmayı Fakat insan ayrılınca anlıyormuş vuslatı Ya İstanbul işte böyle Ben yine sana geldim...
Şiir
Seni gördüğüm vakit sıkışır gönlüm Artık bir tabutta hayallerim çaktım çivisini gömdüm Baktım yıldızlardan ne kadarız gördüm Meğerse bir hiçmişiz boşa geçmiş ömrüm Sana harcadığım satırların bir yenisi bu Senin için döktüğüm yaşların damlası bu İçtiğim sigaranın kederli dumanı bu Peki ya sen ömrümün kızıl sevdası Ne zaman biteceksin Son kez dolacak satırlarım Tükenecek gözdeki yaşım Son kez düşecek külü sigaramın Bir gün biteceksin İşte o gün sende öleceksin.
Şiir
Hayalini kurduğumuz bir ülkünün peşinde Bu uğurda heba olan gençliğin deminde Uykusuz kalınan her bir gecede Ödediğimiz bedellerin acısı var. Bizim için doğmayan güneşten Pusu kuran kansız piçten Geçmek bilmeyen dakika saatten Soracak hesabımız var. Kılıçkıran'ın, Özmen'in, Fırat'ın adına Türk'ü sevmeyen haine, soysuza Arkadan vuranın alnının ortasına Sıkacak bir mermimiz var.
Şiir
Hasret kalmışız; bulutlara, yıldızlara, bir kuşun cıvıltısına Hasretimiz, bu çağda başı mamur insanlara O insanlar ki yön verir çağlara, meddahlara Çilenin azık olduğu kutsal davalara Yağmurlar temizlesede ıssız sokakları Temizler mi içimizdeki acımasız gamı Adımız bilinmez, bilinmesin; ne yapalım zayi şanı Biz yalnız biliriz, verdiğimiz soylu kavgaları Yorgunluk çöküyor artık attığımız her adımda Barındırmıyor bizi içinde, zamanda mekânda Vakit tamam mı, ulaştık mı yolun sonuna Gözümüz yalnız sonsuz makamda
Edebiyat
Reklam