Para her zaman istenen bir şeydi. Para, başarı, Tommy Dukes’un Henry James’ten aktardığı bir deyimle kancık-tanrıça, sonu gelmez bir gereksinmeydi. Son meteliğinizi harcayıp gene de: Hepsi bu! diyemezdiniz. Hayır, on dakika daha gerekecekti size. İşlerin doğal akışı için bile para gerekliydi. Ne yapıp yapıp para bulmak zorundaydınız. Para sahibi olmak zorundaydınız. Gerçekte başka hiçbir şeye sahip olmanız da gerekmezdi. Hepsi bu!
Bir can taşımanız sizin kendi suçunuz değildi çünkü. Canınız oldukça para da gerekliydi, hem de en kesin gereklilik. Öteki şeylerin hiçbiri olmadan da yapabilirdiniz. Ama para olmayınca akan sular duruyordu. Hepsi bu!
“Öyle sanıyorum, şimdi nefret edeceksiniz, benden!” dedi durgun, kaçınılmaz bir tonla.
Connie birden başını kaldırıp baktı.
“Neden nefret edecekmişim?”
“Çoğunlukla öyle olur,” dedi adam, sonra toparlanarak, “demek istediğim... bir kadından bu beklenir.”