İncelemeye başlamadan önce bu kitap ve yazar hakkında beni büyük hayal kırıklığına uğratan bir durumu anlatmak isterim. Kitabı güzel güzel okurken ve aman ya ne güzel ne iyi adam, insan ruhunu nasıl da iyi anlıyor diye söylenirken yaklaşık olarak söyle bir cümleye denk geldim: "Kafirlerin kanı mübahtır, eşlerinin ve çocuklarının köle yapılması caizdir." Bir anda şok geçirdim resmen, nasıl ya dedim nasıl? Bizi Mevlana sevgi ve hoşgörü elçisidir diye büyütmediler mi, böyle bir insan böyle bir şeyi nasıl söylemiş? Başta inanmak istemedim, dedim ki yahu bu adam gel, ne olursan ol yine gel demiş birisi bu işte bir yanlışlık var herhalde. Daha sonra araştırdığıma göre bu cümleyi de o söylememiş zaten, Mevlana'nın ölümünden sonra başka bir yazar bu cümleleri Mevlana'ya atfetmiş. Zaten bu cümlelerin anlamı da neye taparsanız tapın gelin hoşgörü ve sevgi içinde yaşayalım değilmiş, bu cümleler açık açık dine davetmiş yani bırak inandığın şeyi tövbe et Allah'a inan şeklinde gayet dindarca bir anlamı varmış. Meraklısı için konuyu açıklayan videoyu buraya bırakıyorum: youtube.com/watch?v=-YkFmjV... Neyse işte anlayacağınız bunca sene bizi kandırmışlar Mevlana öyledir böyledir diye. Bunu kavrayıp araştırınca ( ki söylemem gerekir çok da derin araştırmadım ama genel olarak durum böyleymiş) büyük bir hayal kırıklığına uğrayarak kitabı bırakmak istedim, sinirlendim oldukça. Belli bir süre sonra ancak okumaya devam etme kararı aldım bunun sebebi ise ibret almak. Bir dinin veya bir ideolijinin buncasına fanatiği olmak Mevlana gibi büyük bir ruhun böylesine bir cümleler kurmasına, yoldan çıkmasına ve at gözlüklerini takmasına sebep olabiliyormuş. Dedim bak Serhat fanatiklik Mevlana'ya neler söyletiyor sana ne yapmaz, kendine gel. Hem kitabın bana verdiği nasihatlere gerçekten
İncelemeye başlamadan önce bu kitap ve yazar hakkında beni büyük hayal kırıklığına uğratan bir durumu anlatmak isterim. Kitabı güzel güzel okurken ve aman ya ne güzel ne iyi adam, insan ruhunu nasıl da iyi anlıyor diye söylenirken yaklaşık olarak söyle bir cümleye denk geldim: "Kafirlerin kanı mübahtır, eşlerinin ve çocuklarının köle yapılması caizdir." Bir anda şok geçirdim resmen, nasıl ya dedim nasıl? Bizi Mevlana sevgi ve hoşgörü elçisidir diye büyütmediler mi, böyle bir insan böyle bir şeyi nasıl söylemiş? Başta inanmak istemedim, dedim ki yahu bu adam gel, ne olursan ol yine gel demiş birisi bu işte bir yanlışlık var herhalde. Daha sonra araştırdığıma göre bu cümleyi de o söylememiş zaten, Mevlana'nın ölümünden sonra başka bir yazar bu cümleleri Mevlana'ya atfetmiş. Zaten bu cümlelerin anlamı da neye taparsanız tapın gelin hoşgörü ve sevgi içinde yaşayalım değilmiş, bu cümleler açık açık dine davetmiş yani bırak inandığın şeyi tövbe et Allah'a inan şeklinde gayet dindarca bir anlamı varmış. Meraklısı için konuyu açıklayan videoyu buraya bırakıyorum: youtube.com/watch?v=-YkFmjV... Neyse işte anlayacağınız bunca sene bizi kandırmışlar Mevlana öyledir böyledir diye. Bunu kavrayıp araştırınca ( ki söylemem gerekir çok da derin araştırmadım ama genel olarak durum böyleymiş) büyük bir hayal kırıklığına uğrayarak kitabı bırakmak istedim, sinirlendim oldukça. Belli bir süre sonra ancak okumaya devam etme kararı aldım bunun sebebi ise ibret almak. Bir dinin veya bir ideolijinin buncasına fanatiği olmak Mevlana gibi büyük bir ruhun böylesine bir cümleler kurmasına, yoldan çıkmasına ve at gözlüklerini takmasına sebep olabiliyormuş. Dedim bak Serhat fanatiklik Mevlana'ya neler söyletiyor sana ne yapmaz, kendine gel. Hem kitabın bana verdiği nasihatlere gerçekten