İyice düşününce, yıkmaktan biraz hoşnutluk duymuş olabilirim, ama düşündüğünüzün tersine, bu her zaman benim zararıma oldu. Bir şeyleri yıkmıyor, kendimizi yıkıyoruz.
Bana öyle geliyor ki öğrenim ağır bir zırh takımına benzetilebilir, gerçekten güçlü kimseyi yenilmez kılabilir ama zayıf kimse için ayakta durmasını daha da güçleştiren ağır bir yükten başka bir şey değildir.
Üçüncü kitapta insanın erişebileceği en yüksek ama aynı zamanda bütünüyle sezgi veya kavrayış bilgisi olarak (Platon'un) idealarına dair verilmiş olan tafsilatlı açıklama hakiki bilgeliğin kaynağının soyut akli bilgide değil fakat algı dünyasının doğru ve derin kavrayışında bulunduğunun bir delilidir. Bu yüzden bilge kişi her çağda yaşayabilir ve eski dünyanın bilgeleri gelecek bütün nesiller için de bilge kalacaklardır. Buna karşılık ilim öğrenim izafidir; eski dünyanın ilim erbapları bizimle karşılaştırıldığında büyük ölçüde çocuk kalır ve özel bir anlayış ve hoşgörüye muhtaçtırlar.
Bir kitabın vermeyi vaat ettiklerine yer açmak için kendi düşüncelerimi zihnimden uzaklaştırmak bana tam da Shakespeare'in dönemindeki seyyahları tenkit sadedinde sarf ettiği söze benzer görünür: Bunlar başkalarınınkini görmek için kendi topraklarını satıyorlar.