Doğan bebekler birbirlerine benzeseler de büyüdükçe farklılaşırlar. Şiir de öyle. Genç kalemlerin şiirleri birbirlerinkini andırır, ancak zamanla çizgiler belirginleşir.
Şiir, ebe kendisini ararken saklandığı yerde gizli bir haz duyan oyuncunun hissettiğidir. Son anda görünmektir. Ya da hiç görünmemek! Hiç görünmemeyi göze almaktır şiir.
Sen de bilirsin, en azından duymuşsundur, sürü halinde dolaştıklarını. Bu sürü halinde dolaşmaları, bir ruh halidir aslında; yer kapma ve o yeri işgal etme telaşı taşıyan, toplu çekilmiş fotoğrafta herkesin objektife bakması kadar yapay ve tiksindirici, aynı ceylanı parçalaya parçalaya yiyen çakallar grubu gibi naturel ve sakil bir arkadaşlık, ahbaplık durumu.