Ilhan

Puan vermedi·116 syf.··
2023 43. kitabı
Akıp giden sayfalar boyunca kırk yıl birlikte yaşadığı, artık eşi olmaktan daha öte ruhunun diğer yarısı olan karısının ölümü üzerine kaleme almış sevgili Fournier bu güzel hatıratı. Hatırat diyorum çünkü yazdığı her sayfada karısına tekrardan hayat verebilmiş. Fakat salt bir hatırat da değil bu lakin kitap boyunca pek çok kez karısıyla da konuşuyor. Ve bunu kendine özgün esprisel ve duygu yüklü mizacıyla yapıyor. Kitabın hoşuma giden taraflarından biri ise hissettirdiği duygu yükü bir fırtına zamanına ait olması değil de aksine asıl yıkımın her bakışta göze çarptığı, matemle karışık bir sükut havasının estiği fırtına sonrasına ait olması. Yani salt bir acı yok bu kitapta aksine zaman zaman, yıkıntıya bakıldığında, gün yüzüne çıkan bir acı var Fournier'in kelimelerinin altında. "Acı yoksa madem var olan duygu veya duygular nedir ki bir ölümün üzerine kaleme alınmış bir kitapta ?" diye soracaksınız haliyle. İşte o duygular sevgi ve özlemdir. Kitabı okuduğum süre boyunca Fournier'in acısını değil daha çok karısına olan sevgisini hissettim. Yani Fournier acısını, sevgisiyle anlatmaya çalışmış sayfalar boyunca. Tabi bazen kendini kaybedip içindeki karanlığı yansıttığı anlar da var kitapta. Fakat bu tür anlarda sanırım çok sevdiği eşi Slyvie'nin hatırası için olacak ki hemencecik renkli ışıklar yansıtarak o karanlığı dağıtıp okuyucusunun yüzüne bir gülümseme koyabilmeyi de başarabilmiş. Çünkü kendisi yazdığı sayfalarda dolaştığım süre boyunca bir yürek sızısı hissedeceğim vakit yaptığı birkaç espri ile o sızıyı benden uzaklaştırdı. Belki de kendisinin amacı birlikte olduğu süre boyunca kendisini her daim mutlu etmeyi başarabilmiş karısını anlatırken bunu duyduğu acı ile anlatmak yerine sahip olduğu mutluluğu okuyucusu ile paylaşarak karısının hatırasını daha uzun süre
Edebiyat
DulJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20256,6bin okunma