Kudüs bir tavırdır. İnsanî varlığımıza renk ve biçim veren bir tutumdur. Kudüs ruhumuza nefes veren vazgeçilmez bir soluktur. Kudüs üzerimize derya derya acizliğin döküldüğü bir oluktur. Çok şeydir Kudüs. Çok kişinin cennet-i ulyâsı, daha da çok kişinin nâr-ı cehîmidir.
Evlâdı olmayan Fatımalar, Ahmedler, Muhammedler; Rabbinize sunabileceğiniz bir çocuğunuz yok diye mahzun olmayın.
Sizler İmam Şa'bi gibi etrafınızdaki kabiliyetli olanları teşvik edebilirsiniz.
Ebu Hanife(ra) ilme yönelmesini anlatırken şunları söyler: "Bir gün çarşıya giderken İmam Şa'bi'nin yanından geçiyordum; beni çağırıp şöyle dedi:
-Böyle sürekli kime gider gelirsin?
-Çarşıya.
-Onu kastetmedim. Ulemadan kimlerin dersine gidersin?
- Hiçbir âlimin dersine düzenli olarak gitmiyorum.
-İlmi konularda araştırma yap, ulemanın ders halkalarına devam etme noktasında ihmâlkâr davranma. Zira sende muazzam bir dikkat ve cevvallik görmekteyim.
Şa'bi'nin bu sözü üzerimde etkili oldu. Çarşıya gitmeyi bıraktım ve ilme başladım.
(Menakibu Ebi Hanife, Ahmed el-Mekki, s.54)