Bu kitap aslında insanın sırtında taşıdığı o ağır küfeyi, yani suçluluk duygusunu yere bırakması için yazılmış bir yol haritası gibi.
Neden Kendimize Bu Kadar Yükleniyoruz?
Biz yetişkin olduğumuzda bile aslında içimizde o kırgın çocukla geziyoruz. Küçükken bir hata yaptığımızda ya da ailemiz bize kendimizi kötü hissettirdiğinde, o çocuk "Annem/babam hatalı" diyemez, "Ben kötüyüm, ben yetersizim" der. İşte o suçluluk duygusu kemikleşiyor ve büyüdüğümüzde de en ufak bir aksilikte hemen kendimizi kamçılamaya başlıyoruz.
Affetmek Unutmak Değildir
Pek çoğumuz affetmeyi, yapılan hatayı onaylamak sanıyoruz. Yazar buna karşı çıkıyor. Affetmek, o olay yüzünden bugün acı çekmeyi bırakmayı seçmektir. Geçmişin gardiyanlığını yapmaktan vazgeçmektir. "Evet, bu yaşandı, canım yandı ama artık bu yükü taşımak istemiyorum" deme özgürlüğüdür
.
Kendi İç sesini Değiştirmek
Kitabın en vurucu yerlerinden biri şu: Kendine nasıl sesleniyorsun? Eğer içindeki ses sürekli seni eleştiren, aşağılayan bir "dış ses" gibiyse, o ses aslında sana ait değil; sana öyle davrananların yankısı. Kitap, bu sesi daha şefkatli, daha anlayışlı bir hale nasıl getirebileceğinin yollarını anlatıyor.
Kurban Rolünden Çık: Geçmişte sana ne yapıldığını değiştiremezsin ama bugünkü etkisini değiştirebilirsin.
Yas Tut: Sana yapılmayanlar için (sevilmemek, korunmamak gibi) yas tutmana izin ver. Acını yaşamazsan iyileşemezsin.
Kendine Şefkat Göster: Bir dostun hata yaptığında ona nasıl sarılıyorsan, kendine de öyle sarılmayı öğrenmelisin.
Eğer şu sıralar kafan biraz karışıksa veya "Neden hep aynı şeyleri yaşıyorum?" diye soruyorsan, bu kitap gerçekten insanın ruhuna pansuman gibi geliyor. Önemli olan mükemmel olmak değil, o kusurlu halinle bile kendini sevebilmek aslında.