Bu kitap, bir annenin yüreğinde patlayan savaş kadar gerçek. Adriana doğurmakla kalmıyor, geçmişin gölgesinde bir hayatı taşımayı da öğreniyor. Maalouf, bir kadının acıyı nasıl taşıdığını değil; acıyla nasıl ayakta kaldığını yazıyor. Bazı sayfalar yaktı, bazıları içimi susturdu. En çok da affetmenin ne kadar ağır bir yük olduğunu hissettirdi bana.
Adriana MaterAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20181,666 okunma
Masal gibi başlıyor, sonra bammm……psikolojik tokadı yapıştırıyor. Tavşan diyorsun sevimli olur, bu lanet okuyor. Okurken bir yandan “vaay be” diyorsun, bir yandan “acaba ben de mi lanetliyim?” diye sorgulatıyor.
Her hikâye: minnoş başlar, karanlık biter. Sonra kendine gelmek için üç bardak su içiyorsun, yine de geçmiyor. Fantastik, rahatsız edici, ama öyle içten ki sanki rüyanda gördüğün şeyleri başkası yazmış da sana geri vermiş gibi. Bazı öyküler bitince bir “şok” bir “dur” bir “neydi şimdi bu?” bakışı geliyor.