Bazılarına göre hayat, uğruna öleceğin bir şey varsa anlamlıdır.
Ne kadar şiirsel!
Peki uğruna öleceğin şeyin anlamını belirleyen şey ne?
Onu da buldun diyelim, onu anlamlı kılan şey ne?
Bu şekilde bir döngüye girersin ve sonunda varacağın yer anlamsızlıktır.
Vatan için canını verirsin ama bakarsın ki aslında bir devletin sahiplerinin bazı ticaret yollarını elinde tutması falan gibi bir şey için ölmüşsündür.
Allah için canını verirsin ama her şeye gücü yeten bir varlığın neden senin canına ihtiyaç duyduğunu sorgulamayı kendine yasakladığın için ölmüşsündür aslında.
Senin anlam sandığın, anlamanın bile isteye reddedilmesinden başka bir şey değildir.
Çünkü salgın devam ettiği sürece herkesi daha kolay kontrol altında tutabiliyorlar. Normal şartlarda kontrol edilemez bir kapıcıyla ele avuca sığmaz bir manavdan öğreniyorsunuz bunları.
Yetkililer o yetkiyi, sahip oldukları özel bir bilgi veya yetenekle değil, birilerine yetki verilmesi gerektiği ve onlar da hasbelkader civarlarda oldukları için edinmişlerdi.
Her bencil erkek, her güzel kadına bunu yapar. O güzelliği ezer ve tüketir, kendisi ve diğerleri için, bir mizah unsuru olmaktan başka bir anlamı kalmayıncaya kadar.