Afşin Kum

Afşin Kum

Yazar
8.0/10
27 Kişi
·
39
Okunma
·
7
Beğeni
·
395
Gösterim
Ama söylenen yalana inanmak vicdanlara daha kolay geliyor. Birilerinin konuya hâkim ve olayla ilgileniyor olduğuna inanmak istiyoruz çünkü bizim kendimizden başka bir şeyle ilgilenmeye mecalimiz yok.
Her şeyden şüphe ederek hiç bir yere varamazsın. Bir şey düşünebilmek için bile en az bir söze güvenmek zorundasın.
"İnsanlığın geleceği için kendini feda etmeli midir insan? İnsanlığın varlığı, tek bir insanın varlığından daha değerli midir? Doğrusu arada basit bir incelik farkından başka bir fark göremiyorum. İnsan türünün devamını sağlamak gibi bir sorumluluğumuz yok. Bazı türler, zamanı geldiğinde ortadan kalkar. Ayrıca, tarafsız bir gözle, türümüzün varlığının bu gezegeni daha güzel hale getirdiğini söylemek de pek mümkün değil."
Afşin Kum
Sayfa 88 - April Yayıncılık
Eğrilerle aramız bu kadar kötü olmasıydı, hayat boyu hiç birbirimize çarpmadan yaşayabilirdik.
"Bütün bu arayış, hayatın soğuk ve renksiz asıl anlamını kabullenmekte zorluk çekmemizden kaynaklanıyor. Hayat dediğimiz şey, karbon atomunun olağanüstü bileşik kurma becerisi sayesinde haddinden fazla şişmiş sarmal şeklinde bir molekülün, hasbelkader kendini kopyalamaya başlamasından ibarettir. Hasbelkader... Tesadüfen bile değil, çünkü tesadüf diyebilmek için ortada birbirine tesadüf eden birden fazla şey olması lazım. Oysa sadece hayat var ve sadece var olduğu için var. O yüzden hayatın kendisinden daha anlamlı bir şey yok."
Afşin Kum
Sayfa 88 - April yayıncılık
... aslında hastalığın çaresinin bulunduğu ama devletin bunu gizlediği. Çünkü salgın devam ettiği sürece herkesi daha kolay kontrol altında tutabiliyorlar. Normal şartlarda kontrol edilemez bir kapıcıyla ele avuca sığmaz bir manavdan öğreniyorsunuz bunları. İnansam mı?
Bir yerde, çok az risk ve çabayla, rekabetle karşılaşmadan elde edilebilecek bir besin varsa, ondan beslenen bir hayvan türü eninde sonunda ortaya çıkar.
Başlangıçta kitabı karşı biraz önyargılıydım ama okudukça bırakamadım elimden. Sonunun daha vurucu olacağını düşünüyordum o açıdan biraz hayal kırıklığına uğradım
Türünün yabancı örneklerini aratmayan bir kitap olmuş. Yazarın distopya dünyasında sistemin ve insanlığın özeleştirisi çok ince ve yerinde göndermelerle yapılmış.
Bu ilk kitabıyla takip edilmesi gereken yazarlardan bence.
Kurgusu harika bir roman. Mekan olarak İstanbul'un seçilmiş olması ister istemez bi gerçeklik hissettiriyor. Gerçek olabilirliğini düşünmek bile beni ürküttü. Deliliğe farklı bir yorum getirilmiş.
Başarılı bir yazar, umarım yazmaya devam eder.
Dünyayı pençesine almış bir delilik salgını..
Konuşma yoluyla, zihinden zihne bulaşarak yayılan bir hastalık..
Yıkılmanın eşiğine gelmiş uygarlık..
.
.
.Şimdi ben bu kitapla ilgili ne yorum yapayım bilemiyorum..Öncelikle şunu söylemeliyim ki Türk bir yazar tarafından bu alanda yazılan ilk roman denilebilir..Bilimkurgu olarak adlandırabilirim türünü (sanki birazcık distopya da olabilir) Çok farklı bir konusu vardı, ilginçmiydi.? Çok! Kafam sık sık karıştı sanırım okuduğum tarzların çok dışında olduğu için..Okumaktan kesinlikle pişman olmadım..Önerir misin derseniz bu çok göreceli olacak o yüzden birşey diyemem ama bu alanda bir ilk olduğu için destek vermeli derim ben...Dikkat!Kitap bittikten sonra kısa süreli bir abuklama yaşanabilir
Dil üzerine bilim kurgu/distopya romanı yazmak için en verimli kaynak belki de. Sıcak Kafa'da da kurulu dünya bunun üzerine. Konu dil olunca işlenen hikayenin felsefi temeli de oluyor ister istemez. Olay örgüsü dışında düşünecek şeyler vermesi kitapta beğendiğim bir yön.
Mekanların ve insanların bizden olmasının sağladığı bir yakınlık kesinlikle var, kitabın gerçekliğini ve doğal olarak okuyan üzerindeki etkisini oldukça artırıyor. Mizahi unsurlar ise çok daha tatlı olmuş bu sayede.
Öte yandan bazı karakterleri içi boş ve olmasa da olur kıvamında buldum, bazı olayları da. Belki kısa bir kitap olduğundan üzerlerinde durmaya yeterince fırsat yoktu belki de gerçekten olmasalar daha güzel olurdu.
Özet olarak bu tarz bir kitabı tanıdık mekanlar, isimler ve diyaloglarla okumak kesinlikle farklı ve tadılması gereken bir deneyimdi. Sunulan deneyimin yanında anlatılanlar da dinlemeye değer.
Geçen yıl okumuştum bir hocamın tavsiyesiyle. Son derece marjinal bir kitaptı. Keyif aldım okurken. Son kısmı biraz yarım kalmış gibi. Bence devamı gelebilecek bir kitap.
Hem gülümseten, hem tedirgin eden bir kurgu. Bambaşka, famfarklı ve gerçekten kafası sımsıcak.

Dikkat abukça yazılmıştır! Bulaşabilir.

Kitaptaki fiyortlar tortellini kadar lezzetli. Hele ki tespitler artiyal fibrilasyon hortlaması yaratıyor. Delirip de beliriniz. Abuk abuk abucukla kalınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Afşin Kum
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 39 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 22 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.