“Soluk soluğa unutacağım seni, soranlara çok koştum, çok yoruldum diyeceğim. Bir yatağın üzerinde otururken ve gözlerim duvardayken, seni son kez sevdiğimi bile bilmediğim bir gece, soluk soluğa, sanki hiç olmamışsın gibi, içimden dışarı salıp, kaybolman için sokağa bırakacağım seni. Yol bilmezsin, iz bilmezsin. Annesini kaybetmiş bir çocuk gibi, karanlıkta ağlayarak yürürken, annenin adını değil benim adımı söyleyecek, hiç unutamayacaksın beni…”
“Ne kadar tacizcinin etrafta cezasız dolandığını biliyor musun? Ne kadar tecavüz suçlamasının ‘yetersiz’ kanıttan düşürüldüğünü veya kurbanları bir şey söylemeye çok korktukları için ne kadar sevgili tecavüzünün cezasız kaldığını biliyor musun? O yüzden evet, adil değil ama kahrolmaya değmez.”