Osmanlı hasta adamdı; toplum bozulmuş,biz değil ben merkezli şahıslar ortalıkta gezmeye başlamıştı. Toplumun yararı önemsenmiyor, şahıslar ön plana çıkmak istiyordu. Makam, mansıp, rütbe, para insanların başını döndürüyor, bunlara ulaşmak için kutsallar arka plana itilebiliyordu. Parayla satın alınmaya müsait nice insan peyda olmuştu. Sadakat, fedakarlık, vefa, çalışkanlık bir kişiyi olduğu kadar bir toplumu, devleti de ayağa kaldırabilecek hususiyetler iken ne yazık ki Osmanlı devlet yönetimindeki basiretsizler kadrosu bu faziletlerden mahrumdu.
Ama bu dünyada hiçbirşey sürekli değildir. Bu nedenle de sevinç, ikinci dakikada birincidekinden farklıdır, Üçüncüde bir derece daha zayıflar, sonunda tamamen yok olur, eski durumumuza döneriz; suda genişleyen dalgaların, sonunda suyun yüzeyiyle bir olup kaybolması gibi.
Allah(c.c), Cebrail Aleyhisselam’a “Ya Cebrail! Seni bir ademoğlu olarak yaratsam bana ne şekilde ibadet ederdin?” diye sordu.
Cebrail aleyhisselam:’’ Ey Allah’ım, bir ademoğlu olsaydım sana üç şekilde ibadet ederdim.ilk olarak, susuzları sulardım. İkinci olarak,ayıp şeyler işleyenlerin ayıplarını setrelerdim. Üçüncü olarak da fakirlere yardım ederdim.” dedi. Bunun üzerine Allah (c.c) da “Bunları yapacağını bildiğimden ben de seni buyruklarımın hamili kılıp peygamberlerime göndedim”dedi.