“Farkli zihinler arasında yüzüyoruz, hiçbir şeyi özgürce istemiyoruz, hiçbir isteğimiz mutlak ve sürekli değil.
Herhangi biri zihninde belirli kanunlar ve belirli bir rejim öngörüp de kurmuş olsaydı, bunun yansımasını hayatında, alışkanlıklarının eşitliğinde, prensipleriyle eylemleri arasındaki düzende ve şaşmaz ilişkide görebilirdik.”
“Neden kendi muhakememiz bile ne kadar büyük çelişkiler içinde olduğumuzu unutuyor, ne kadar çok şeyi dün doğru kabul ederken bugün sadece birer masal olarak görüyoruz?”