Zaman olmuştur ki,
Dumanlı havuzlarda soğuk nilüferler
Bulutlara savrulmuş
Ateş kuşları
Korkulu bir hicranı söyler
Zaman olmuştur ki
Dalgınlıkları hisarbuselik kızların
Bildik şarkıları birden unutuşları
Aynalarda solan gün
Bilinmez hangi uğultulu
Ahval-i perişan'ı söyler
Zaman olmuştur ki
Loş salonların heyúla büfelerinde
O kristal fanuslu yorgun saat
Fena halde durmuş görünse de
Başka bir boyutta
Başka bir zamanı söyler
Zaman olmuştur ki
Falcının avucunda tuttuğu sihirli küre
Aslında yaşanmamış
Belki hiç yaşanmayacak
Ancak ne kadar renkli
Ne kadar yanar döner
Bir ömr-i zerefşanı söyler.