Bu korkunç davranışların, boynuma değen çeliğin soğukluğunun etkisiyle dizlerim gevşedi ve göğsümden boğuk bir hırıltının yükselmesi üzerine saçımı kesen adamın elleri titredi:
- Beyefendi, dedi, bağışlayın! Canınızı mı yaktım?
Bu cellatlar çok iyi yürekli insanlar!
"Üstelik acı çekilmediğinden eminler mi? Bunu onlara kim söyledi? Kesik bir başın sepetten kanlar içinde çıkıp halka, acı hissedilmiyor! dediğini duyan oldu mu?
Yanlarına gelip güzel bir icat, ona özen gösterin, çok iyi bir düzenek diye teşekkür eden ölüler oldu mu?
Mesela Robespierre? Mesela XVI. Louis?
"- Size gelince delikanlı, sizi oldukça düşünceli görüyorum.
- Delikanlı mı? dedim, sizden daha yaşlıyım; her çeyrek saatte hayatımın bir yılı gidiyor."