Bakışları hep uzaklara, silikleşen Paris'e gidiyordu. Be- beğini, son sevgilisini daha sıkı kucakladı. Göğsü büyük bir solukla kabardı, sonra, daha hafif iki nefes aldı Gözleri donuklaşıyordu; yüzü, bir an şiddetli bir can acısı ifade etti. Fakat hemen, rahatlamış göründü, artık nefes almıyordu, ağzı açıktı.
Doktor, çocuğun elini tuttu:
- Bitti, dedi
İnsan, herkesin yaşadığı hayatın dışına çıkınca zararını görürdü. Helene, fazla kapanmıştı, tehlikeli hayallere kapısını açmıştı.
Ben çok yaşlıyım, kızım, diye mırıldandı. İnanmak, dize gelmek ihtiyacıyla, gözleri yaşlı, bize koşan, yalvaran kadınlar çok gördüm... Onun için, bugün artık aldanmam. Bu kadar yanık yanık Tanrı'yı arar gibi görünen bu kadınlar, sevda ile bunalmış zavallı kalplerin sahiplerinden başka bir şey değildir. Onlar, kilisemizde, bir erkeğe taparlar...