Eslem Nur

"Kaç yıldır ne sesini duyduk ne soluğunu. Şermin'i alırsın. Rahata erersin. Bırakırsın bu işleri." Ayağa fırladı Hasan. "Babamın eşi olduğun için susuyorum Aysima! Ben vatanım için gittim, senin diline dolayabileceğin bir şey değil bu. Keza Gülsüm de. Ben onu sevdim. Gerisi hikâye. Hepinizin ciğerini toplasam onunki kadar etmez!" diye bağırdı.
Sayfa 175 - Lacivert Yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zor bir şeydi benden istediği. Üstelik uzun zaman tek bir kişiyle alabildiğine ıssız dağda gün geçirdikten sonra birdenbire en çok korktuğum kalabalıkların içine savrulacak olmak dizlerimin bağını çözüyordu. "Gidelim" dedim, "Birlikte gidelim. Olmaz mı?" Nurcihan çıktı kapıdan, Hasan'ıma koştu, arkasından diğerleri. Etrafını sardılar. Kenarda kalacaktım, elimi tuttu Hasan. Çekti kendisine. İçimdeki ben, o çekingen, o varlığını sanki unuttuğum ben zıpladı yine, gülümseyerek şakımaya başladı. Hasan'ın beni üzen tüm sözlerini unuttum, gitti. O var ya, bana yeter.
Sayfa 172 - Lacivert Yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Baltayı bıraktım elimden, güzel bir silah olabilir ama benim için fazla ağır. Gelen her kimse artık bir buçuk yıldır aldığım savunma derslerinin hakkını verecektim. Arkama yaklaştığı an aniden dönüp bir yumruk salladım. Güzel ayarlamıştım aslında da, gelen Hasan'dı. Çenesini ovuşturdu.
Sayfa 149 - Lacivert Yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Nasıl dayanmış? Ben olsam sanırım kendimi öldürürdüm" diye mırıldandım, aklım hâlâ Şahin'in anlattığı hikâyedeydi. Yüzüme baktı, başını salladı. "Kızı kalmıştı geride. İlkokula gidiyordu o zamanlar. Hep duyardık Şahin amir Saç örmeyi öğrenmeye çalışıyormuş diye. Kızı istiyor, ne yapsın."
Sayfa 133 - Lacivert Yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Benim suçumdu. Ben kendimi bıraktım. Şarkı söyledim, dans ettim. Sen bilmezsin Hasan, belki de bilirsin. Ben İstanbul'da yaşıyorum. Her an dikkatli olmaya alışkınımdır ben. Issız yerlerde dolaşmamam gerektiğini, açık veya dikkat çekici giyinmemem, kalabalık erkeklerin arasından geçmemem, birine dikkatli bakmamam, yolda yavaş yavaş yürümemem gerektiğini, kimseyle gözgöze gelmemem gerektiğini iyice öğrendim. Yoksa her hareketim davet olur. Davet olduğunda da bana yapılacak her şeyi hak etmiş sayılırım. " "Ve hepsi senin suçun öyle mi? Gülsüm… Ne diyeyim ben sana!"
Sayfa 122 - Lacivert Yayıncılık·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı