Parası olmayan biri, oğlu boğmacaya yakalanmış biri ya da artık savaş boku yemeye dayanamadığı için çekip gitmek ve sonsuza dek uyumak isteyen biri oluyordu. Üstelik bunlar hiçbir şey yokmuş gibi karşısında hazır ola geçip, "Her şey normal, Albayım," diyordu. O sonu gelmez savaşın en korkunç yanı da işte bu normallikti....
Soyut ülküler uğruna, politikacıların işlerine geldiğince sağa sola bükecek sloganlar uğruna değil de, sonunda kendi kurtuluşu adına savaştığını bilmek, içini ateşli bir coşkuyla dolduruyordu.
"Hadi şimdi papuçlarını giy de bu boktan savaşı bitirme yardım et." Albay Aureliano Buendia bu sözü söylediği zaman, savaşı çıkarmanın, savaşı bitirmekten daha kolay olduğunu bilmiyordu.