"Orta Asya Türkleri batıya göç ederken, üzerini çemenle sardıkları büyük parça etleri atlarının eyerlerindeki ceplere koyuyor, sonra da üstüne oturup yol boyunca iyice bastırıyorlar. Kayseri'ye vardıklarında atlarından inip eyere bir bakıyorlar: Aaa, pastırma!"
"Müslüman olduktan sonra temas edilen yeni kültürlerin etkisinde fazlaca kalan atalarımız, bilhassa 16. ve 19. yüzyıllar arasında kullanılan yazı dilinde işi o derece aşırılığa götürürler ki konuşma dili ile yazı dili arasında âdeta bir uçurum hâsıl olur. Bu yazı dili, halkın anlamadığı bir nevî Esperanto'ya dönüşür."