"İslam... hem ibadet, hem önderliktir; hem dindir, hem devlettir; hem ruhaniliktir, hem ameldir; hem namazdır, hem cihaddır; hem itaattir, hem yönetimdir; hem mushaftır, hem kılıçtır; bunların biri hiçbir zaman ötekinden ayrı olamaz."
-Hasan el-Benna
Şan ve şeref gibi şeyler, her tarafı ma'mûr ve hâl-u istikbâli emin memleketlerde hoş görülür. Harabelerde aç ve çıplak dolaşanların şan-u şeref iddiasında bulunmaları ve şan-u şeref peşinde koşmaları kadar hem gülünç, hem feci birşey yoktur.
İnsanların kurtuluşu, kaleme, okumaya, öğrenmeye bağlıdır... Müslümanlar bu mesajı almalılar... Bir zamanlar okuma kuralını başlarına taç ettiklerindendir ki, kısa bir zaman içerisinde bir ucu Çin'e, öbür ucu Atlas Okyanusu'na dayanan bir devlet kurabildiler. Öyle bir devlet ki, her dinden, her ırktan insanlar, orada hür yaşıyor, ibadetlerini yapabiliyorlardı.
Bu hareket yetişmiş insanları bir araya getirecek, yetişmemişleri eğitecek, insanları kaldırıp davet edecek, gayeleri tarif edip hedefe giden yolları bulacak bir harekettir. Gittiği her yere hayat, düşünce ve hareket taşıyacaktır. Bu hareket, uzun ve derin bir uykunun ardından bir dünyanın vicdanı ve iradesi haline gelecektir
Bu mesajı dünyadaki tüm insanlara gönderirken vadedilmiş topraklar, mucize yaratanlar ve mehdilerin olmadığını açıkça vurguluyoruz. Tek yol çatışma, mücadele ve fedakarlıktan geçer.