Göçmen ülkesi Amerika'ya sonradan gelen bütün insanlar için "hoşgeldin" törenleri yapılmış ancak siyahlar ve Kızılderililer yani o toprakların yerlileri bu "kabul/tanıma jestinin" dışında tutulmuşlardır.
Hannah Arendt sanki Türkiye'yi anlatır gibidir: Balkanlar'dan ya da Kafkaslar'dan gelen bütün göçmenlere "hoşgeldin" denilirken, bu toprakların yerlileri Kürtlerden, Alevilerden bu tanıma/kabul jestinin esirgenmesi Türkiye'nin de "dehşet verici gerçeğini" oluşturmaktadır.
"Cennet Bahçesi bile büyük süslü bir kafesten başka bir şey değildi" diyor Adam. "Elmayı ısırmadığın sürece hayatının sonuna dek köle olarak kalacaksın."