“Yaşama amacımızın mükemmeli bulma ve onu açığa çıkarma olduğunu anlamak için diğer yüzlercesi daha yaşandı. Şimdi de aynı kural geçerli, tabii ki diğer dünyayı bir öncesinde öğrendiklerimizle kurarız. Fakat hiçbir şey öğrenilmemişse, sonraki yaşam öncesinin aynısı olacaktır; aynı sınırlar ve kazanmak için yüklenilen aynı sıkıntılar..."
Stepford Kadınları, Damızlık Kızın Öyküsü gibi romanlara benzerliği ile dikkat çeken kitap; kadınların, erkeklere hizmet etmeleri için yaratıldığı bir dünyada geçiyor, bütün kızların ilk görevi güzel olmaktır. Artık doğal yollarla dünyaya gelmiyor, özel olarak tasarlanıyorlar ve reşit olana kadar okullarda, gelecekteki eşleri için yetiştiriliyorlar.
Kadınların yalnızca belli kalıplara sığdırıldığı, kusursuz görünmeleri ve erkeklerin beklentilerine göre yaşamaları gereken, birey olmaktan çıkartılıp bir proje haline getirildiği ürkütücü bir düzeni anlatıyor.