Hayatta hep her şeyi duyduğumuz, gördüğümüz şekilde yorumlarız. Çoğu zaman insanları anlamak bile istemeyiz. Ama bilmeyiz ki yaşanılanların arkasında ne çok şey olduğunu, bize sunulanın buz dağının sadece görünen kısmı olduğunu. Kitapta da Zehra'nın ölmek üzere olan, yaşamı boyunca hep nefret ettiği, yaşadığı tüm kötülüklerden sorumlu tuttuğu babasının yanına gitmeye karar verir. Ne yazık ki o yanına vardığında çoktan ölmüştür, hiç hüzün duymadan babasının geride bıraktığı günlüğünü okumaya başlar. Günlük onda duvara çarpma etkisi yaratacak, hayatta doğru bildiği, inandığı tüm değerlerin bir bir yıkılmasını sağlayacaktı...
Yazarın da dediği gibi: "İnsanlar hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir savaş veriyor. Nazik olun. Daima."