Jerfbîn

Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu..
Şiir
Reklam
Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalip yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba "insan" denince hatırlanıyor muyuz?
Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri!  Sadece, beyni zonk zonk sızlayanlardan biri!  Bakmayın tozduğuma meşhur Bâbıâlide!  Bulmuşum rahatımı ben de bir tesellide. Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası!  Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?  Evet, kafam çatlıyor, gûya ulvî hastalık;  Bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık. Büyük meydana düştüm, uçtu fildişi kulem;  Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem. Üstün çile, dev gibi gelip çattı birden! Tos! ! !  Sen, cüce sanatkârlık, sana büsbütün paydos!  Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;  Ve cemiyet, cemiyet, yok eden güruhiyle... Çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç!  Genç adam, al silâhı; iman tılsımlı kılınç!  İşte bütün meselem, her meselenin başı, Ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı!  Tırnağı, en yırtıcı hayvanın pençesinden, Daha keskin eliyle, başını ensesinden, Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;  Yerleştirse başını, iki diz kapağına;  Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi?  Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi?  Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen, İçimde homurtular, inanma diye gülen... -Necip fazıl kısakürek-
Şiir
Şurda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes! Ey kahpe ruzgar, artık nereden esersen es..!
Sayfa 80