“Uzaklara git, seni asla bulamayacakları dağlara çık ve orada kal, anladın mı? Sakın geri gelme.. Seni öldürmelerini istemiyorum. Mutlu ve özgür olacaksın..”
Lakin özgür, modern kadın, ufak tefek para hesaplarıyla uğraşmazdı ki. Özgür kadın, erkeklere -ister babası, ister kocası, ister aşığı olsunlar- kendisi gibi bir dişi ile bir daha karşılaşmayacaklarını mütemadiyen hatırlatırdı. Para vız gelirdi öyle bir kadına.
Ama kırtasiye dükkanları dünyanın her yerinde aynı kokuyordu: kişiye yalnızlığını hissettiren, öte yandan da bir renk cümbüşüyle çevresini sarmalayan kışkırtıcı bir koku.