Kuzey Amerikalı bir mühendisin yaptığı hesaplara göre, Inka taraçaları çağdaş yöntemlerle 1936 yılında yapılsaydı, dönümü yedi bin dolara malolacaktı. Ne tekerleğin, ne atın, ne de demirin bilindiği bu imparatorlukta sulama kanalları ve taraçalar inanılmaz bir örgütlenme ve akıllıca bir işbölümüyle erişilen teknik kusursuzluk sayesinde yapılabilmiştir.
Amerika'nın fethi bu uygarlıkların temelini çökertti. Madenciliğe dayalı bir ekonominin kurulması, savaşın kan ve ateşinden daha kötü sonuçlara yol açtı. Madenler çok sayıda insanın yer değiştirmesini gerektiriyordu. Bu da tarıma dayalı toplumun çözülmesine neden oluyordu. Madenler zorunlu çalışma yüzünden sayısız insan hayatına malolmakla kalmayıp, dolaylı olarak toplu tarım sistemini de dağıtıyordu. Yerliler zorla maden ocaklarına götürülüp encomendero'lara teslim ediliyor, zorunlu olarak ayrıldıkları topraklan da karşılıksız sömürgecilere bırakmış oluyorlardı. Büyük Okyanus kıyılarında İspanyollar geniş mısır, manyok, fasulye, yerfıstığı ve patates tarlalarını yakıp yıktılar. Inkaların sulamayla verimli hale getirdikleri topraklar kısa sürede çöle döndü. Fetihten 450 yıl sonra, imparatorluğun çeşitli bölgelerini birbirine bağlayan yollar kayalar ve çalılıklarla kaplanmış haldeydi. Zaman ve sömürgeciler hemen her şeyi ortadan kaldırdı, ama And Dağlan'ndaki uçsuz bucaksız taraçalardan bir bölümü hâlâ sağlam ve bu taraçalar sayesinde dağların yamaçlarında bugün de tarım yapılabiliyor
Uzun süren yıkım dönemine karşın, bu uygarlıkların düzeyini belirten çok sayıda yapıt kalmıştır günümüze. Tapınaklar Mısır piramitlerinden daha yüksek bir teknik bilgi düzeyini ortaya koyar.
Doğayla savaşmak için geliştirilmiş aletler bilgi ve deneyim birikiminin genişliğini, sanat eserleri olağanüstü bir yeteneği kanıtlamaktadır. Lima Müzesi'nde görebileceğiniz yüzlerce kafatası, İnkalı cerrahlarca açılmış, tedavi amacıyla altın ve gümüş tabakalar yerleştirilip tekrar kapatılmıştır. Mayalar ise astronomi konusunda çok ilerideydiler. Zamanı ve mekânı şaşırtıcı bir kesinlikle ölçmeyi becermişler ve tarihte sıfırın değerini bulan ilk uygarlık olmuşlardır. Azteklerin sulama kanalları ve yapma adacıkları, altından olmadıkları halde Hermân Cortes'in hayranlığını kazanmıştı.