Rosa black

Rosa black
@Jokerest
Beyaz olamadım ama karada değilim .... simsiyahım
Kont manyak çıktı :D
Kontun, çok sevdiği Boston oyunu haricinde en büyük zevki, birbirine düşürmeyi başardığı iki kişiyi oturup dinlemekti.
Sayfa 95 - TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI XI. BASIM, ARALIK 2020·Kitabı okudu
Alıntı
Rosa black
O devirde kadın programları ,magazin dünyası vs yoktu naapsın adam 🤣
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Siyanürle altın arandığınıda bilir Kazdağları :(
"Mita,"* yerlileri öğüten bir makine gibiydi. Gümüş çıkarmak için kullanılan cıva, diğer bütün zehirli gazlardan daha zararlıydı. Saçların ve dişlerin dökülmesine neden oluyor, önüne geçilmez bir titremeye yol açıyordu. Cıvadan zehirlenenler sokaklarda dolaşıp dileniyorlardı. Zengin dağın yamaçlarında geceleri 6500 ateş yanıyor, Aziz Augustinus'un gökten gönderdiği rüzgârdan yararlanıp gümüş işleniyordu. Ocaklardan çıkan duman yüzün­den Potosi'yi çevreleyen on kilometrelik alanda ne bir otlak, ne bir tarla kalmıştı. Bitkisel hayatı yok eden gazın insan vücudu üzerindeki etkisi de aynı derecede acımasızdı.
Radikalizmin Mistik Önderi isimli okura yanıt verildi
Rosa black
Radikalizmin Mistik ÖnderiRadikalizmin Mistik Önderi ağla sevgili yurdum harika bir kitap . Bende tekrar okumayı düşünüyorum 👍
Siyanürle altın arandığınıda bilir Kazdağları :(
"Mita,"* yerlileri öğüten bir makine gibiydi. Gümüş çıkarmak için kullanılan cıva, diğer bütün zehirli gazlardan daha zararlıydı. Saçların ve dişlerin dökülmesine neden oluyor, önüne geçilmez bir titremeye yol açıyordu. Cıvadan zehirlenenler sokaklarda dolaşıp dileniyorlardı. Zengin dağın yamaçlarında geceleri 6500 ateş yanıyor, Aziz Augustinus'un gökten gönderdiği rüzgârdan yararlanıp gümüş işleniyordu. Ocaklardan çıkan duman yüzün­den Potosi'yi çevreleyen on kilometrelik alanda ne bir otlak, ne bir tarla kalmıştı. Bitkisel hayatı yok eden gazın insan vücudu üzerindeki etkisi de aynı derecede acımasızdı.
Radikalizmin Mistik Önderi isimli okura yanıt verildi
Rosa black
Radikalizmin Mistik ÖnderiRadikalizmin Mistik Önderi tmm :) ekle Latin Amerika yı eduardo ' dan. Afrika ' yı da Alan Paton ' dan dinleriz beraber :) https://1000kitap.com/gonderi/295957877 bunu da hoşgeldin hediyesi olarak al :)
Siyanürle altın arandığınıda bilir Kazdağları :(
"Mita,"* yerlileri öğüten bir makine gibiydi. Gümüş çıkarmak için kullanılan cıva, diğer bütün zehirli gazlardan daha zararlıydı. Saçların ve dişlerin dökülmesine neden oluyor, önüne geçilmez bir titremeye yol açıyordu. Cıvadan zehirlenenler sokaklarda dolaşıp dileniyorlardı. Zengin dağın yamaçlarında geceleri 6500 ateş yanıyor, Aziz Augustinus'un gökten gönderdiği rüzgârdan yararlanıp gümüş işleniyordu. Ocaklardan çıkan duman yüzün­den Potosi'yi çevreleyen on kilometrelik alanda ne bir otlak, ne bir tarla kalmıştı. Bitkisel hayatı yok eden gazın insan vücudu üzerindeki etkisi de aynı derecede acımasızdı.
Radikalizmin Mistik Önderi isimli okura yanıt verildi
Rosa black
Ewt 😔Kitabı okumanı tavsiye ederim gerçekten vahşi kapitalizmi ve emperyalizmi öyle bir anlatmış ki... Şoka uğramış,üzgün , darmadağınım 😔ve sömürgecilikten ,oligarklardan nefret etmiş bir haldeyim. Bize Dominik Survivor' la anlatılır. Oysa o toprakların dili olsa da bir anlatsa nasıl kanla sulandığını. Tüm Latin Amerika; gümüş ,altın ,baharat ,kakao vs..vs.. için nasıl yağmalandı. Ve sonra da kızılderililer aldı sırayı. Yazar kitabın başında ne güzel demiş. "Bu arada bizler, Amerikalı diye adlandırılma hakkını dahi yitirdik. Oysa Haitililer ve Kübalılar, Mayflower göçmenleri Plymouth kıyılarında boy göstermeden bir yüzyıl önce yeni halklar olarak tarih sahnesine çıkmış bulu­ nuyorlardı. Bugün bütün dünyamın gözünde Amerika demek, ABD demektir. Bizler, ne idüğü pek belli olmayan ikinci sınıf bir Amerika'da oturmaktayız." Diyor
Şimdi biraz ağır bir eleştiri sunacağım; bence birçok erkek yazar “özellikle kadınlara ağır sallayan ve aşağılayan erkek yazarlar” inceldir. Fakat edebi ya da felsefi olarak etkileyici şeyler yazdıkları için kimse çıkıp da onlara, “SEN KADINLAR SÖZ KONUSU OLUNCA YETERSİZSİN KARDEŞİM!” demediği için bu konuda cesur bir yorum yapılmamıştır. Ben diyorum, çoğu erkek yazar kendi kifayetsizliğinin cezasını, kendi edebi yeteneğinin arkasına saklanarak ve kadınları aşağılamayı bir maharet olarak görerek, kadına kesmektedir; fakat üzgünüm kadınlar konusunda bir bok bilmemekle birlikte bir bok da değillerdir. :) Şimdi birkaç örnek de sunacağım, Fernando PessoaFernando Pessoa Charles BukowskiCharles Bukowski Cesare PaveseCesare Pavese Arthur SchopenhauerArthur Schopenhauer üzgünüm ama Friedrich NietzscheFriedrich Nietzsche AristotelesAristoteles Varsa eklemek istedikleriniz duymayı çok isterim ben denk geldikçe ekleyeceğim :d
1000k
Rosa black isimli okura yanıt verildi
Rosa black
Δες ΤιναΔες Τινα sadece kadınlarla derdi varmış gibi lanse ediliyor yazdıkları. Oysa erkeklerle de ,hayatla da ....her şeyden önce kendiyle derdi var adamın. Ayrıca onun kalemi farklı. Onda öyle bir şey var ki : ne edebi derinlik ne masalsı anlatım ne sıradışı bir hikaye anlatıyor. Aslında sadece günlük sıradan bir hayatı hiç süsleme yapmadan,mesaj kaygısı taşımadan ,kim olduğunu saklamadan sevilme değer görme gibi kaygıları olmadan ,içinden geldiği gibi ,bir dille anlatıyor. Hatta aşırı yalın ,okuyucuda bırakacağı etkiyi bile düşünmüyor ki adam. Olumlu veya olumsuz etkiyi ....sadece kafasına göre istediği gibi düşündüklerini anlatıyor o. Ama biraz kaçık ve sıradışı bir kafası olduğu için ( ki bence bunun farkında değil ) yazdıkları da ,yani sıradan günlük bir olayı ya da insanı ( kadın erkek diye ayirmadım bak dikkat edin ) anlatma şeklide kaçık ve sıradışı bir anlatım oluyor. Kısaca bukowski sevilmek ,takdir edilmek veya onaylanmak için var olan bir yazar değil. Onun kadına veya erkeğe veya topluma karşı bir görev edinerek ,bir mesaj vermeye çalışarak yazdığı filanda yok. Seks hakkında yazıları da öyle kaçık kafayla içinden geldiği gibi konuşma şekli. Bir cinsiyeti aşağılamak için değil." Ne var bunda benim yaşadığım bu anladığım bu. Benim için kelimeleri özenle seçmeye gerek yok veya tabularım yok. Neyse o ,ben yaşarken ne hissedip düşündüysem o işte ,anlatıyorum işte ,düşüncemi veya hislerimi saklamıyor olayları defistirmiyorum ki ,toplum ne der şunu demeyeyim bunu diyeyim diye de düşünmüyorum ki ,ne var bunda " der gibi anlatıyor Neyse çok uzattım ama Bukowski sevmek için değil, bukowski olduğu için okunur