Umut Çankaya

"Artık tüm felsefi anlayışın sistemi felsefedir. İnsan bunu objektif olarak almalıdır, eğer tüm teşebbüslerin muhakeme edilişinin arketipi/gerçek ideali altında felsefe yapma anlaşılırsa ki, o yapısı sıkça çok çeşitli ve çok değişken olan sübjektif her felsefeyi muhakeme etmeye yaramalıdır. Bu biçimde felsefe, hiçbir yerde gerçek-in corcreto olmamış, insanın ama türlü türlü yollardan yaklaşmaya çalıştığı, şehvaniyet sayesinde tamamen kapanmış yegane bir patikayı keşfedinceye kadar ve şimdiye kadar eksik olan kopyayı, insanın gerçek ideale/Urbild benzerini yapmaya erişinceye kadar müsaade edilen olası bir bilimin çıplak bir fikridir. O noktaya kadar felsefe öğrenilemez; yani, o nerededir, kim ona sahiptir ve nerden tanınır? Felsefe yapma, yine devamlı, öbürünü bile kendi kaynağında araştırmak ve onaylamak veya reddetmek için aklın hakkının saklı kalması kaydıyla sadece öğrenilebilir, yani aklın yeteneği kendi genel prensiplerinin taklit etmede belirli mevcut teşebbüsler üzerine tatbik edebilir. O noktaya kadar ama felsefenin, yani sadece bilim olarak aranan anlayışın bir sisteminin kavramı yalnız bir okul kavramıdır, bu bilginin sistematik birliğinden, yani anlayışın mantıksal mükemmelliğini amaç edinmişliğinden çok fazla bir şey olmaksızın. Her zaman ama bu ad vermenin temelinde yatmış bir dünya kavramı(conceptus cosmicus)bile vardır, bilhassa insan onu tabiri caizse kişiselleştirdiyse ve felsefenin idealinde bir arketip/Urbild olarak tasavvur ettiyse. Bu niyette felsefe, insan aklının asli amacına (teleologia rationis humanae) tüm anlayışların münasebetinin bilimidir ve filozof akıl sanatkarı değil, özellikle insan aklının kanun koyucusudur. Böyle bir anlamda, bizzat kendini bir filozof olarak adlandırmak ve sadece fikirde olan arketime kendini eşit saymaya cesaret
Sayfa 466·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendi noksanını bilip arif ol Kimsenin ay'bını gözetme gönül Yetmiş üç millete bir nazarla bak Hak sevmiş yaratmış söz etme gönül Âşık İlhami
"Demek ki bir idealist, duyuların dış nesnelerinin mevcudiyetini/Dasein inkar eden değil, özellikle bunun doğrudan algı sayesinde tanınacağını kabul etmeyen anlaşılır, buradan ama bizlerin olası tüm deneyimler aracılığıyla onların gerçekliğinden hiçbir zaman tamamen emin olamayacağımız sonucunu çıkarır. ​O halde Paralogizmimizi/düşünme hatalarına dayanan kıyası fasit denilen mantığa aykırılığımızı onun aldatıcı görünümüne/Schein göre tasvir etmeden önce, peşinen insanın iki katlı, yani doğaüstü ve ampirik idealizmi kaçınılmaz biçimde birbirinden ayırt etmesi gerektiğini not düşmeliyim. Ama tüm görüngülerin doğaüstü idealizminden, onları bizzat özünde Şeyler/Dinge olarak değil, cümleyin çıplak tasavvur olarak gördüğümüz ve buna göre uzay ve zaman bizlerin sezgisinin sadece duyusal biçimleri, ancak objelerin mevcut koşulları ve belirlenimleri için bizzat özünde Şeyler/Dinge olan öğreti kavramını anlarım. Bu idealizme zaman ve uzaya özünde (kendi şehvaniyetimizden bağımsız) bir parça uygun şey olarak bakan doğaüstü bir realizm karşıdır. Demek ki doğaüstü realist dış görüngüleri (bunların gerçekliği kabul edilirse), bizden ve bizlerin şehvaniyetinden bağımsız var olan, yani ari idrak kavramlarına göre de bizim dışımızdaki bizzat özünde Şeyler/Dinge olarak tasavvur eder. Doğrusu sonradan ampirik idealisti oynayan ve duyuların nesnelerinden yanlışlıkla bizzat özlerinde nesnelerin kendi varlıklarına duyusuz da sahip olmalarını, eğer bunlar dışsal olmalılarsa, bu bakış açısından bizlerin tüm tasavvurlarının duyulara yetersiz kaldığını varsaydıktan sonra bu doğaüstü realist söz konusu olanın gerçekliğini kesin kılmalıdır."
Sayfa 214·Kitabı okuyor
"Tiene una natural inclinación a adaptarse a las ideas más cómodas; no a las ideas más justas. El reaccionarismo de un intelectual, en una palabra, nace de los mismos móviles y raíces que el reaccionarismo de un tendero, El lenguaje es diferente; pero el mecanismo de la actitud es idéntico." José Carlos Mariátegui "La escena contemporánea" (Çağdaş Sahne)
Fütürizm