Bir başkasına şükran duyabilirdim, ama bir daha asla eskisi gibi sevmez, ümit edemezdim, hepsi ıstıraptı; zevklerim bile tadına varılacak değil, katlanılacak şeylerdi.
Benimki başıboş, işe yaramaz bir hayattı; öyleydi, ama bunu birde fırtınada yere serilen ve eskisi gibi çiçek açan zambağa söyleyin. Kalbim ölümcül yarasıyla kanıyordu; başka türlü yaşayamazdım.