Mathilda

Mary Shelley
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

3/10
·68 syf.··
2025 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 13:51
Bakın, bu kitap beni hem derinden sarstı hem de fazlasıyla rahatsız etti. Hikâye, bir babanın kızına karşı duyduğu “saplantılı duyguların” ağırlığı altında ezilen bir genç kadının iç dünyasını anlatıyor. Shelley, bu konuyu öyle derin bir duygusallıkla işlemiş ki; iğrenç ve utanç verici bir itiraf bile insani acının bir parçası gibi hissediliyor. Okurken sürekli “Shelley, bunları yazarken gerçekten ne yaşadın?” diye düşündüm. Mathilda’nın karmaşası, yalnızlığı ve suçluluk duygusu o kadar gerçekti ki, bazı sayfalarda nefesim kesildi. Bazı kısımlar beni tiksindirdi, hatta kendimi sık sık “Ben ne okuyorum ya?” derken buldum. Kısacası kitap iyi ki 108. sayfa da bitmiş. Daha fazla uzasaydı devam edemeyebilirdim.
Edebiyat
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma
9/10
·108 syf.··
2025 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 22:41
Mathilda büyük bir aşkın dünyadaki izidir. Fakat nasıl olurda böylesine büyük ve tutkulu bir aşktan böyle umutsuz ve ölümü bekleyen bir hayat doğar? Nasıl bu iki zıt kavram birbirine bu kadar yakın olabilir ki? Bizim kendimizden saydığımız bir parça koparsa, hayatımıza elveda derse işte o zaman bu iki kavram o kadarda farklı gelmez gözümüze. Aslında birinden diğerine geçişin ne kadar kolay ve amansız bir şekilde gerçekleşebileceğini anlarız. Ve bu parçamıza olan tutkumuz ne kadar büyükse acımız, yıkımımız o kadar trajik olur. -spoiler- Mathilda'nın babası tam olarak bunları yaşar. Kızının doğumundan kısa süre sonra kendilerini terk eden karısına olan bağlılığı ve çocukluktan süregelen tutkusu onu yerlebir eder. Mathilda'yı ise halasına emanet eder ve belki bir gün acılarını dindirip dönebilirse acılarını unutmak için çıktığı yolculuktan, belki de kendini gönderdiği sürgünden, kızına tekrar kavuşacağını yazar bıraktığı mektubunda. Söylediği gibi de döner tam 16 yıl sonra. Döndüğünde kızının en yakın arkadaşı, tüm hayatı ve tek ebeveyni olur kızının gözünde. Fakat Mathilda babası için annesinin ruhunun bir parçasıdır, annesi giderken yerine Mathilda'yı kendine bırakmış gibi düşünmekten alıkoyamaz kendini. Mathilda'nın annesine olan aşkının ve acılarının dinmediği gibi üstüne kızının annesine benzerliği bunu alevlendirmiştir. Bu sıkıntısını ve saplantısını kızına yansıtmak ve onu lekelemek istemez ve kendisini cezalandırır, öldürür. Ve şimdi ise Mathilda'nın hayatından bir parça kopmuştur kendisiyle beraber. Babası, tek arkadaşı, yıllardır kavuşmayı bekleyip sonunda kavuştuğu insan teker gitmiştir dönmemek üzere. Artık Mathilda için ölüme kadar zindan başlamıştır. Tek beklediği ve istediği şey babasına kavuşmaktır. Fakat kaderinde bu acıyı çekmek vardır ve ölümü
Edebiyat
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma
Varoluşun ruhu içimde ölmüştü...
8/10
·108 syf.·
2024 105. kitabı
~~~kısa hayatımın farklı sahnelerinin üzerinden tekrar tekrar geçtim; eğer dünya bir sahneyse ve ben de onun üzerindeki bir oyuncudan fazlası değilsem rolüm tuhaf ve -heyhat!- trajikti. Çocuklara genelde neredeyse bebeklikten itibaren verilen sevgi ifadelerinden yoksun kaldım; tamamen kendi halime bırakılmıştım ve neredeyse gayritabii diyebileceğim zevkleri tattım, çünkü gerçek değil hayaldiler~~~ Mary ShelleyMary Shelley nin, yaslı bir adamın kızına duyduğu rahatsız edici tutkuyu anlatan karanlık hikaye, yayıncılığını üstelenen kendi babası olsa da, bir asırdan fazla bir süre yayınlanmadı kitap. Babasının ensest tutkusuyla toplumdan dışlanan bir kadının öyküsünü anlatır kitap zira... Baba-kız ensestinin rahatsız edici temasıyla, Mary Shelley'nin yayıncısı—kendi yıkıcı kitaplarıyla tanınan babası—sadece Mathilda'yı yayınlamayı reddetmekle kalmadı, ona el yazmasının tek kopyasını geri vermeyi de reddetti ve eser onun hayatta olduğu sırada hiçbir zaman yayınlanmadı. Mathilda kişisel bir gerçeklik için tuhaf fanteziler kullanır. Annesi doğum sırasında ölen genç bir kadının hikayesini anlatırken —tıpkı yazarın annesinin doğumundan sonra ölmesi gibi— ve yaslı babasıyla ilişkisi, onu kayıp karısıyla karıştırdığı ve onun yakışıklı bir şairle ilişkiye girdiği için ci popnsel açıdan yoğun bir hal alır. Ancak karakterler açıkça kendisine, babasına ve kocasına dayanmasına rağmen, anlatıcının duygusal ve amansızca kendini sorgulayan sesi, hikayeyi otobiyografik yankının ötesine, cesur bir kadının aşk, kefaret ve kurtuluş arayışının sürükleyici bir öyküsüne taşımaktadır... Temelde yine ebeveyn-çocuk ilişkilerindeki sevgiye dayanarak halasının katı soğuk tavrı başka psikolojik durumu da getirmektedir, kitaba en temelden bu gözle bakılıp okunursa eş, anne-baba, çocuk, akraba ilişkileri başka boyut
Edebiyat
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma
6/10
·108 syf.··
2025 65. kitabı
Okudum bitti , içimi bas baya kararttı.. bir babanın kızına olan sevgisinin dozunun yanlış sularda yüzmesi ve sonuçları.. yazar hisleri geçirmede baya becerikli, kitabın yarı otobiyografi olduğunu söyleyenler var belki bu yüzden de fazla hissedilir oldu , kitap ince 108 sayfa ama baya zor okunuyor okuyorsun okuyorsun hala okuyorsun.. bugün bitsin istedim çünkü yarın tekrar bu kasvet havasına girmek hoş olmazdı benim için 🪻
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma
8/10
·108 syf.··
2025 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2025 12:32
Marry Shelley'nin betimlemeleri, dili oldukça güçlü ve kendine hayran bırakıyor evet ama yine sadece bilinç akışından ve uzun diyaloglardan oluştuğu için anlaşılması yer yer zor olabiliyordu aynı zamanda çeviri romanların genel sorunlarından biri bu oluyor zaten. Konusuna çok girmek istemiyorum dili ne kadar güzel olsa da konu bir o kadar rahatsız ediciydi. O yüzden bu kısa kitabı bitirmem 5 günümü aldı. Zamanında Shelly'nin yayımcılığını babası yapıyormuş ve bu kitabı yayımlamayı reddetmiş, kitap da zaten yazar öldükten sonra basılmış. Daha önce Frankenstein okuduğum ve çok beğendiğim için yazarın bu kitabını da okumak istemiştim yine de dilini beğendim ama konu maalesef oldukça rahatsız ediciydi. Hayatı boyunca arkadaşı olmamış, ebeveyn sevgisi görmemiş bir kızın bir de babasından tam sevgi, dostluk göreceğini sanarken çarpık bir sevgi ile karşılaşmış olup deliliğe sürüklenmesi beni çok üzdü, okurken aynı zamanda çok da üzüldüm Mathilda'ya...
1000Kitap
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma
MELANKOLİK MATHİLDA
Puan vermedi·68 syf.··
2025 56. kitabı
Arkadaşlar bu kitap tamamen düşünce akışından ibaret, ben Mary ShelleyMary Shelley MathildaMathilda kitabıyla kendi düşüncelerini dışa vurduğunu düşünüyorum. Herhangi bir diyalog yok olduğu zamanda iki sayfa. Çok ağır, melankolik ve dram içeren bir kitaptı bence. Ölüm üzerine sakıncalı düşünceleriniz varsa önermiyorum, tetikleyici. İnce olmasına rağmen okuması zor bir kitap. Konusuna gelirsek Mathilda adlı annesiz bir kızın babasının onu terk etmesi ve 16 yıl sonra tekrar buluştukları zaman ile sonrasını anlatıyor. Ama kız aşırı melankolik öyle böyle değil. Babası desen bir tuhaf zaten. Hepsi kafadan gidik, olan Woodwille'ye oldu. Yazar adayları yazım dilini geliştirmek için okuyabilir, hem yazım dili hem cümleleri çok güzel. Kitap açıkçası çok hoşuma gitmedi. Benden önce annem okudu ve ona kalırsa okumamam gerektiğini, sıkılabileceğimi belirtti. Ben ise anne sözü dinlemedim ve kitaba bir haftadan uzun bir süre harcadım sanırım. Okumadan önce kesinlikle tetikleyici unsurlarına dikkat etmeniz gereken bir kitap. Sağlıcakla kalın!
1000Kitap
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
Beğendi
·
2024 61. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2024 00:00
#mathilda Shelley’nin ölümünden sonra yayımlanmış, babası bu kitabı yayımlamak istememiş. Çünkü bir babanın kızına çarpık sevgisi var. Eleştirmenler otobiyografik ögelerden bahsediyor, nette fazlasıyla yazı var bu detayı geçiyorum. Benim dikkatimi çeken Shelley’nin canavar yaratmada ustalığı. Burada canavarı baba olarak aldım, ve bu sefer baba yaratıcı konumunda. Frankenstein’da canavar yaratılıyordu ve sevgi arayışındaydı, yaratıcından kaçıyordu. Bu izlek tersine çevrilmiş, yaratıcı sevgisinin çarpıklığından dolayı kaçıyor. Mary Shelley’nin olmazsa olmaz kitabı tabii ki Frankenstein, sonra belki bu kitaba da bakarsınız. #özlemalkank çevirisi @canyayinlari
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma
Puan vermedi·99 syf.··
2025 31. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 12:40
Mathilda, annesiz büyüyen bir genç kadının yıllar sonra geri dönen babasıyla yaşadığı trajik ve karanlık süreci anlatıyor. Babasının ona karşı yasak duygular beslediğini fark eden Mathilda, hem ondan hem de hayattan uzaklaşıyor. Shelley, yas, yalnızlık ve travmayı kısa ama yoğun bir dille işliyor. Gotik ve psikolojik bir hikâye arayanlar için etkileyici bir novella.
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Mathilda … Yazarın Frankenstein ‘dan sonraki en güzel eseridir … Mathilda … Yazarın Frankenstein ‘dan sonraki en güzel eseridir … Şahane bir edebi dil , iç monologlar , doğa tasvirleri … Yazıışdığı tarihten neredeyse 140 yıl sonra basılan eser tavsiye edilir , okunmalı , pişman olunmaz kanımca…
Edebiyat
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma
Mathilda
Puan vermedi·108 syf.··
2025 46. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2025 22:42
Aslında bir oturuşta bitireceğiniz bir kitap.Ama kasvet dolu.Kesinlikle kötü bir dönemde okunmamalı. Mathilda doğduğu sırada annesini kaybeder.Babası bu durumu kaldıramaz ve Mathildayı terk eder.Sevgisiz bir şekilde halası büyütür. Yıllar sonra babası döner.Matilda babasından yıllar sonra değişik bir sevgi görür.Mathildayı annesine duyduğu sevgi gibi sever.Yani babası kızına aşık olmuştur. Bu sevgi,aşk ağırlığına dayanamayan babası Mathilda'yı bir mektupla terk edip, ölür.Babasının ölümüyle daha da yanlızlaşan Mathildayı oluyoruz.Kasvetli bir okuma
MathildaMary Shelley · Can Yayınları · 20251,203 okunma

Yazar Hakkında

Mary ShelleyYazar · 14 kitap
1797 yılında Londra'da doğdu. Babası William Godwin, radikal siyasal görüşleriyle tanınan bir yazar, annesi Mary Wollstonecraft ise dönemin etkili bir kadın hakları savunucusuydu. Annesi doğumu sırasında ölünce, babası tarafından büyütüldü ve doğal olarak ondan ve arkadaş çevresinden oldukça etkilendi. Bu şartlar altında edebiyat ve felsefe'nin başlıca ilgi alanları olması kaçınılmazdı. Çocukluğunun büyük bölümünü kitap okuyarak, hikayeler yazarak geçiren Mary 1814'de, dönemin en gözde romantik şairlerinden Percy Bysshe Shelley'e aşık oldu. Percy Shelley'in evli olması nedeniyle İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldıklarında Mary henüz 17 yaşındaydı. Babası William Godwin bu ilişkiye karşı çıktı. İki sevgili, Percy'nin eşinin 1816'da ölümünden sonra Londra'ya dönüp evlenebildiler. Ardından İtalya'ya yerleştiler. Frankenstein'in düşüncesi; Mary'de, 1816 yazında yarı uyanık olarak gördüğü bir kabus sebebiyle oluştu ve hikayeyi geliştirmesi için eşi tarafından desteklendi. Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818 başlarında yayımlandı. Romanın doğuşunda, İngiltere'deki sanayi devriminin, Locke ve Hobbes gibi düşünürlerin etkisini de görmek mümkündür. 1822 yılında eşini bir tekne kazasında kaybeden Mary, Londra'ya döndü ve 1851 yılında ölünceye kadar profesyonel yazarlık yaptı. Frankenstein; kuşaktan kuşağa bir korku klasiği olarak aktarılsa da, öyküde doğrudan korkuya yapılan bir gönderme yoktur aslında. Katil, canavar denilen yaratık ve yaratıcısı Dr. Frankenstein kurbandır aslında. Modern çağa ve rasyonel aklın egemenliğine karşı romantik başkaldırının metaforudur onlar. Yani toplum dışına itilen, kendi savaşını veren ve bu savaşta yenilen farklı insanların acıklı öyküsüdür. Daha çok Frankenstein ile anılan Mary Shelley ayrıca, Lodore, Falkner (1837), Perkin Warbeck ve insanlığın yavaş yavaş yok oluşunu inceleyen ve 1826'da yayımlanan apokaliptik bir roman olan The Last Man'in de yazarıdır.