Özlem Alkan K

Özlem Alkan K

YazarÇevirmen
7.0/10
24 Kişi
·
69
Okunma
·
0
Beğeni
·
177
Gösterim
Adı:
Özlem Alkan K
Unvan:
Türk Ekonomist, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye
Özlem Alkan K İstanbul doğumlu. Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu. Pazarlama ve dergi yöneticisi olarak çalıştıktan, evlenip anne olduktan, yazdıklarını beş yıl loriginedumonde.com adlı sitesinin sadık takipçileriyle paylaştıktan ve bütün bir yazını bir parkta geçirdikten sonra, artık başka türlüsünün mümkün olmadığını anlayıp Ağır Bir Şeyin Fazla Gürültü Çıkarmadan Devrilişi’ni tamamladı.
bunu okurken sen, şimdi, onun geri gelmeyeceğini biliyorsun ya nasıl oluyorsa ve ben yine her sabah nasıl olduğunu bilmeden uyanıyorum ya aynı titrek umutsuzlukla ve o geri gelmeyeceğini bilmiyor ya,çünkü kimin gittiği kimin kaldığı belli olmuyor ya hiçbir hikayede, o beni beklediğini sanıyor, sen benim onu beklediğimi ve ben seni beklediğimi sanıyorum ya, zaten insanlar geri gelseler bile hisler geri gelmiyor ya çoğunlukla, işte böyle hepimiz beyaz, buruk ve biçareyiz ya, otomatik çamaşır makinesi çalışıyor, termosifon daima 60 derecede, ölümümüzden sonrasına mutsuz bir son hazırlıyor ya klimalar, internetin 20 yılı bile olmadı ya daha, şimdi şu anda ölmüş olsa o mesela veya ben ölmüş olsam burada stokladığım taslaklardan birini okuyor olsan şimdi sen ve birimiz ölüp de diğerlerinin asla haberi olmadan, ben yanlış birisinin kollarına koşsam onu annem sanıp veya asansörde yanlış düğmeye bassam yanlış olduğunu bilmeden ve o anda, bir anda kopsa film, dursa evren, sinemada her türlü tekniği kullanıyorlar ve yine de mutsuz sondan kaçıramıyorlar ya kahramanları, akşamları betonun sıcak hava üflediği şehir dairesinde güneş batarken, "kumda yürüyorum ben" diye düşünerek kumda yürüdüğün tatilde, o seni unutmak üzereyken tam, geçen gece son defa rüyasına girmiş olduğunu hiçbirimiz bilmiyorken, başka insanlarla başka şeyler konuşurken, herkes, hepimiz ve artık yapılacak bir şey olmadığına eminken, bembeyaz, buruk, biçare, orada, burada, her yerde, aynı anda ve bütün anlarda, aniden, her şey yerli yerine otursa mesela;
öyle olsa;
olmaz mı?
Bir süre sonra hepsi orijinalin sanki kötü birer tekrarı, kopyası gibi gelmeye başlıyor. Aynı şarkıyı 50 farklı sesten dinler gibi... Onun yerine aynı adamdan değişik şarkılar dinlemek istiyorsun bir zaman sonra.
İnsanların sırf ortak bir ahvale düştükleri için birbirlerine ilgi gösterebilme becerilerine gıpta ediyordum. Benimse bir an önce gereksiz ağırlıklardan kurtulmam gerekiyordu.
64 syf.
Aforizma kitapları okumayı çok sıkıcı bulurum normalde... Ancak bu kitabı çok sevdim. Wilde'ın aristokrat kesimi eleştirdiği sözlerin çoğunlukta olduğu bu kitap oldukça ince, tek oturuşta bitirmeniz muhtemel... Tabii bunun dışında sanat, ilişkiler, adaletsizlik gibi önemli konulara da değiniyor. Sanırım bu kitabı sıkıcı olmaktan kurtaran en önemli şey, yazarın günümüzde geçerliliğini koruyan birçok şeye değinmesi. En çok beğendiğim alıntılardan birisi şu oldu:
"Bana göre, sabah erkenden kahvaltısını yapıp şehre gidip treni yakalayan, ticaret âleminin tozlu, kasvetli atmosferinde kalan, akşam evine dönüp yemeğini yedikten sonra uykuya dalan işadamının hayatı kadırga kölesininkinden beterdir —zincirleri demir değil altındır o kadar."
Modern kölelik daha iyi anlatılamazdı...
Elif
Elif Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar'ı inceledi.
64 syf.
·Puan vermedi
Bugünü kitap incelemesi günü ilan ettim :)) Hayatın yüklediği sorumluluklar arasında kitap okuyabilmek ve bunu paylaşabilmek büyük bir mucize gibi benim için. Evet, gelelim kitabımıza birçok konudan oluşan aforizmalardan oluşan bir kitap. Okurken sürekli altını çizdiğim bir kitaptı öyle çok ki hala çoğu alıntıları paylaşılmak üzere duruyor :)) Yazarın sanat, hayat, aşk gibi düşüncelerinden ve gözlemlerinden oluşuyor. Okumak isteyenlere keyifli okumalar diliyorum :))
64 syf.
·Puan vermedi
Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar, yazarın sanata, hayata, aşka dair düşüncelerinin yanı sıra gözlemlerine dayalı toplumsal yorumlarının yer aldığı aforizmalardan oluşan eğlenceli bir derleme.
.
.
#oscarwilde #yalnızsıkıcıinsanlarkahvaltıdaparıldar #kısaklasikler #canyayınları #canklasik #ingilizklasikleri #dahi #alaycılık #estetik #eleştiri #sanat #bireycilik #hayallervekitaplar #okudumbitti #aforizmalar
Arzu Onuklu
Arzu Onuklu Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar'ı inceledi.
64 syf.
·1 günde·7/10
Bu kitabın aforizmalardan oluştuğunu bilmeden aldım. Evet biliyordum bu kitapda daha net gördüm: Oscar Wilde dönemin en farklı kişiliklerinden biriymiş. O kadar harika sözler olduğu gibi sırf sayfa dolsun diye eklenen hatta iki kere eklenebilen ! sözleri vardı. Her şeye dair fikirlerini yayınlamışlar. Özellikle sevdiğim: " Bir zamanlar demokrasiden büyük şeyler umulmuştu ama demokrasi sadece halkın,halk tarafından,halk için sopalanması demektir." Ne kadar doğru bir tespit... Suan ülkemizde demokratik seçimle iktidara gelenler demokrasiden nefret edip, onları iktidara getiren kitle de dahil olmak üzere halkın her türlü özgürlüklerine karışabileceklerini normal görüp ona göre davranıyorlar. Çeken de gene halk ...
64 syf.
·2 günde·8/10
TAM BİR BAŞUCU KİTABI!

Kısa Klasikler bünyesinde çıkan bu kitap aslında bir aforizmalar kitabı. Oscar Wilde’ın eserlerinde yer alan bölümlerden alıntılar bulunduruyor. Okurken sık sık Dorian Gray’in Portresi’ni okur gibi hissettim çünkü oradaki Lord Henry karakterinden bol bol alıntı göreceksiniz. Yine okudukça Oscar Wilde’ın ne derece çağının ötesinde bir yazar olduğunu da görüyorsunuz. Başucu kitabı dedim çünkü arada sırada rastgele bir sayfa açıp bir cümle okuduğunuzda sizi düşündürecek bir kitap. Oscar Wilde sevenlerin kitaplığında bulunmalı.
Elif Öksüz
Elif Öksüz Ağır Bir Şeyin Fazla Gürültü Çıkarmadan Devrilişi'yi inceledi.
312 syf.
·9 günde·5/10
Şimdiye kadar içimi dağlayan çok kitap okudum ama bu kitaptaki "iç dağlama" kısmı nedense beni irite etti. Sanki "bir karakter daha ne kadar acı çekebilir, hatta bu acıyı daha ne kadar mazoşistlik boyutuna getirebilir" sorusu zorlanmış, okurun böğrüne bıçak sokulup çevirdikçe çeviresi gelmiş yazarın. Hızlıca okuyup bitirmeye çalıştım, sonu da nereye bağlandı anlamadığım bir roman okudum.
100 syf.
·3 günde·Beğendi·6/10
Tüm olay yazarımızın bir kafeye gidip oturmasıyla başlıyor. Okuduğumuz tüm olay yazarın, oturduğu yerden gözlemlediği insanlar hakkında oluşturduğu öykülerden oluşuyor ve bu öyküler o kadar karmaşık ki gerçek veya kurmaca olanı ayırt edemiyorsunuz. O kadar çok karakter var ki yazar karakterleri teker teker tanıtmış kitabın sonunda. Karmaşık ve bir o kadar da apaçık bir kitap.

"Yaşam dediğinizde ölüm de demiş olursunuz. Ya da tam tersi. Bir yazar için gerçek ile kurmaca da tıpkı böyledir. ( Arka kapak yazısından.) "
100 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
  Bir yazarin, son yazdığı kitap üzerine vereceği konferansa gidesiye kadar karşılaşacağı ve konferansta tanisacagi kişilerin acaba nasıl birer hayatları vardırın hikâyesi. Esasında ise gerçek yazarın, kendisine sorulan tipik soruların cevaplarını roman karekteri yazar üzerinden vermesi. 15'in üzerinde kareketerin bazılarını daha geniş anlatırken bir kısmına hiç değinmiyor. Ölümcül hastayı, zengin ve şaşalı günlerinden nasıl bir anda ölümü bekler hale gelebiliri anlatıyor. Yine yoksul umutsuz genç şairi kendi çocukluğuna benzetip büyük ve başarılı bir yazara dönüşebilmenin mümkün olduğunu gösteriyor. Sıradan bir romanın akışından farklı bir teknikte ilerliyor kitap. Kareklerin geçiş sıralaması periyodik değil. Yazar roman yazarına müdahale ediyor. Anlatılan hikaye aslında şöyle olmalıydı diyerek farklı sonlara götürüyor. Ve hikayeyi birkaç farklı durumlu görebiliyoruz. Kitabın ismi ise devamlı alıntılar yaptığı bir dönem kendisi gibi çok mesurken simdi ise öldüğünü bile bilmediği bir şairin, şiir kitabının adı. 

Yazarın biyografisi

Adı:
Özlem Alkan K
Unvan:
Türk Ekonomist, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye
Özlem Alkan K İstanbul doğumlu. Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu. Pazarlama ve dergi yöneticisi olarak çalıştıktan, evlenip anne olduktan, yazdıklarını beş yıl loriginedumonde.com adlı sitesinin sadık takipçileriyle paylaştıktan ve bütün bir yazını bir parkta geçirdikten sonra, artık başka türlüsünün mümkün olmadığını anlayıp Ağır Bir Şeyin Fazla Gürültü Çıkarmadan Devrilişi’ni tamamladı.

Yazar istatistikleri

  • 69 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 69 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.