“Sabaha karşı herkesin kendinden geçtiği, yalnızca kalp atışlarının duyulduğu o sessiz ortamda ; insanı ürperten , şaşırtan, gizemli âlemlere götüren büyülü bir ses yankılanıyordu:
“ Allahu Ekber! Allahu Ekber!”
“Hayatın hırpaladığı kişilerin geliştirdiği beceri ve onların her seferinde yeni bir denge bulma yetenekleri. Bunlar ip cambazları değildir, ama görmüş geçirmişlerdir diyecek miyiz bir gün?”
Yine Divan-ı Kebir’den; bize sesleniyorlar:
“Ey çürümüş, erimiş,dökülüp gitmiş kemik yığını; ey yılanlara , çıyanlara, karıncalara gıda olmuş beden! Haydi diril; kalk ,topraktan baş çıkar.”