“İster katı taş olsun, ister kuştüyü yastık olsun, insan her yerde oturup kolayca rahat edebilir. En can sıkıcı şey, havanın kasvetli olması ve oturulan evden hiçbir manzara görülmemesidir.”
“Çok tuhaftır, fakat insanın üzülme yeteneğinin bir sınırı vardır. Belki de büyük kederler, bir taraftan insanı acıtırken, bir taraftan da duygularını uyuşturuyordu, ateş bile insanı bir sınıra dek yakar, o sınırı aşan ateş -şu beyaz ateş dedikleri- artık insanı yakmaz. İnsanın üzülme yeteneğinin sınırı aşıldı mıydı, ne eklenirse eklensin artık koymuyordu, vız geliyordu.”