Geçici akvaryumu, yüzgeçlerini şanına yaraşır bir şekilde açıp gevşetmek için biraz fazla dar gelmiş ve hayvan, başka yerlerde daha iyi bir dünya var mıdır diye gidip görmek için, büyük bir sıçrayışla kendini bilinmeyene doğru atmayı tercih etmişti.
Yani, şu dünyada geçirdiğim 28 yılda çok iyi öğrendiğim bir şey varsa, o da, insanı var edenin kıyafeti olduğudur ,cüppenin altında ne olduğu pek de önemli değildir.
Bütün o yıllardan sonra, hala içinde yaşayan sekiz yaşındaki o çocuk, yıldızdan yıldıza dolaşan o babanın bir gün geri döneceğini dair aptalca umudunu hep içinde saklamıştı. Hiçbir şey, tabutun cilalı tahtalarına çarpan kürek kürek toprak bile, onu tersine inandırmayı başaramamıştı.
İnsanlar diz çöküyor, tıpkı çamurlanmış pabuçlarını musluk suyunun altına tutar gibi, küçük kirli ruhlarını burnunun dibine bırakıveriyorlardı. Bir çırpıda günahlarından arınıyorlar, oyun bitiyordu. Masum insanların hafif adımlarıyla oradan ayrılıyorlardı.