7,6/10  (18 Oy) · 
26 okunma  · 
11 beğeni  · 
342 gösterim
36 yaşındaki Guylain Vignolles kâğıt geri dönüşüm fabrikasındaki işinden nefret eden yalnız ve mutsuz bir adamdır. Hayatı, sıkça sohbet ettiği küçük kırmızı balığıyla birlikte yaşadığı ev ve çalıştığı fabrika arasında geçer. Görevi, kitapları paramparça eden korkunç makine Zerstor 500’ü kullanmaktır.
Çalıştığı işletmede iki dostu vardır, biri ürkünç makinenin ayaklarını yediği Guiseppe, diğeri ise sadece aleksandrin hece vezniyle kurduğu cümlelerle konuşan bekçi Yvon Grimbert. Kitapları yok etmekten duyduğu vicdan azabından kurtulmanın yolunu, her gün bindiği banliyö treninde, Şey’den söküp aldığı birbirinden bağımsız kitap sayfalarını yüksek sesle okumakta bulan Guylain, tekdüze hayatının akışının vagonda bulduğu o akıllı bellekle birlikte değişeceği umuduna kapılır. Minik aletin içindeki metinlerin yazarının peşine düşen bu umutsuz, şehirli adamın küçük hayatı büyük bir dönemecin eşiğindedir artık.
Edebiyat alanındaki ilk başarılarını, yazdığı öykülerle, kazandığı prestijli ödüllerle yaşayan Fransız yazar Didierlaurent, bu ilk romanıyla, başta ülkesinde olmak üzere dünya çapında adından sıkça söz ettirdi. Yayımlandığı yıl bir edebiyat fenomeni olarak kabul edilen roman, kısa sürede 29 dile çevrildi.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2017
  • Sayfa Sayısı:
    133
  • ISBN:
    9789750735479
  • Çeviri:
    Aysel Bora
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kapı Zili 
09 Oca 10:26 · Kitabı okudu · 4 günde

Fransız öykü yazarı Jean-paul Didierlaurant'in 2014 yılında yayınlanan Ağustos 2017'de de Aysel Bora çevirisi ile Can Yayınları'ndan çıkan 6.27 Treni isimli bu güzel romanı okuduğuma çok sevindim. Yazarın dilimize çevrilmiş başka metinleri yok sanırım ama kitabın yayınlandığı her ülkede büyük ilgi görmüş bu yazarın farklı çevirilerini de en kısa sürede raflarda göreceğimizi düşünüyorum.

Hikaye bir kağıt geri dönüşüm fabrikasında Zerstor 500 isimli kitap öğüten korkunç bir makineyi yönetmekle görevli Guylain Vignolles'ün sıradan hayatının sıradan hikayesi. Sıradan diye özellikle vurguluyorum çünkü modern yüzyılda adeta bir makine gibi her gün aynı şeyleri aynı rituellerle gerçekleştirilen sıkkın bireyin, bir işçinin basit hayatının hikayesini seyrettiriyor kitap.

Guylain, bir işçi, Kitapları çok sevmesine rağmen bir kitap öğütücü makinesinin başında çalışıyor ve işinden nefret ediyor. Banliyo treni ile yolculuk ediyor ve bu yolculuklarında "Şey"den kurtardığı kitap sayfalarını yüksek sesle yolculara okuyor. Didierlaurent yazarların uzun zamandır pek de anlatmaya yanaşmadığı "işçi"ye modern bir yorum getirmiş. Gerçek bir karakter Guylain, uzun zamandır okuduğum romanlarda-öykülerde karşıma çıkmayan, hepimiz gibi, işine gidip gelen, her gün aynı şeyleri nefretle tekrarlamanın sıkkınlığında, makineleşmiş bir birey. Patron Kowalski, stajyer Brunner, kafiyeli konuşan Yvon, bacaklarını makineye kaptırmış Guisseppe... Tüm karakterlerin kurguda temsil ettiği bir imgesi, sorgulattığı bir değeri var. Yazarın bir öykücü olmasını etkisi ile de hikayeleri kurgunun içine çok güzel bir şekilde oturtulmuş. Ben çok başarılı buldum kitabı.

Henüz yılın çok başında okudum ama 2018 yılında okuduklarımın arasında en iyilerden biri olacak gibi duruyor bu roman. Umarım Türkiye'de de hakettiği ilgiyi görür ve çok okunur.

Keyifli okumalar

Yağmur 
 14 Ara 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Spoi içerebilir.Guylain ana karakterimiz ve 36 yaşında.Kâğıt geri dönüşüm fabrikasında çalışıyor ve işinden hiç memnun olmadığı gibi çok mutsuz bir adam.Ben bu kitabı Franz Kafka'nın Dönüşüm isimli kitabına benzettim,biraz.Çünkü karaktwrler birbirine çok benziyor.Ana karakterimizin hayatı küçük kırmızı balığı ile ev sohbetleri ile fabrika arasında geçiyor ve fabrikadakı görevi ise kitapları paramparça eden bir makinayı kullanmak.Sadecd iki dodtu bulunan ana karakterimizin bir dostu bekçi Yvon ve diğeri ise Guiseppe'dir.En sevdiğim kısmı çocukların ana karakterimizden kitap okumasını istemeleri ve ana karakterimizin her gün bindiği banliyö treninde birbirinden bağımsız kopardığı sayfaları,vagonda bulduğu akıllı bellekle birleştirirse değişebileceği oldu.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.

fisun 
11 Şub 17:56 · Kitabı okudu · 3 günde · 7/10 puan

Aslında kitapları çok seven ama, kitapları geri dönüşüm için imha eden bir makineyi çalıstırmakla görevli bir adamın tekdüze hayatını anlatan bir kitap. Her gün ise gitmek için bindiği 6.27 treninde buldugu USB hayatını degistirecektir.
Degişik bir tat bıraktı bende. Çok begendim diyemeyecegim, çünkü kitabın sonu geldiginde bir sürü soru kafamda cevapsiz kaldı. Beğenmedim de diyemiyorum,çünkü farkli bir kurguya sahipti. Ben kendi islerimden dolayi 2 günde bitirmis olsam da bir kac saatte bile okunabilecek bir kitap. Şans verilebilir.

maryaa 
 10 Şub 01:23 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 10/10 puan

Guylain kağıt geri dönüşüm fabrikasında zerstor 500 adında kitapları parçalayan bir makinenin kullanıcısıdır. Yaptığı işten nefret ediyor ve vicdan azabı duyuyor. Vicdanını rahatlatmak için zerstordan kurtardığı birbirinden bağımsız kitap sayfalarını her sabah 6.27 treniyle işe gelirken yolculara okur. Birgün trende bir USB bulur içindeki belgeleri okur sahibini aramaya başlar. Değişik bir konu, çok çok çok begendim tavsiye ederim

Kitaplara Fısıldayan Kız 
 01 Oca 23:00 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 9/10 puan

Ben ki kitapları bu kadar seven bir insan; Zerstor 500 makinesine sinir oldum: bu makine kitapları geri dönüşüm için acımasızca parçalıyor. Açıkçası her iş gününde içim acıdı, iyi ki kitap kısa olmuş diye sevindim nerdeyse. Ana araç bir makine olduğu için bazı yerlerde teknik yazılmış ama sıkılmadım o bölümlerde, bir şekilde dengeliyor. Karakterimiz Guylain yasak olsa da o parçalanan kitaplardan kalan birbirinden bağımsız birkaç sayfayı kaçırıp, her sabah işe giderken yüksek sesle trende okuyor. Guylain'in yaptığı bu pasif direniş aslında çok özel, kimsenin haberi yok ama vicdanen rahat olmadığı için makineye karşı duruşunu gösteriyor. Tekdüze hayatın sıradanlığını yaşarken, Guylain'in hayatı basit bir adımla değişti. (Spoiler yok, arka kapakta yazıyor zaten) Bu adımdan sonra sonunu okumak için daha hızlı davrandığım doğrudur.
Burjuva hikayelerini okumaktan sıkıldıysanız, bu güzel işçi hikayesini tercih etmelisiniz. Keyifli bir kitap, yazarın ilk romanı. Fransız yazarımız ilk romanı için çok çalışmış belli ki ve güzel olmuş. Keyifle okumalar.

Kitaptan 25 Alıntı

"Savaşlar dağılmış suratlardaki yara izlerinden okunur, kalıp gibi, gıcır gıcır ütülü üniformalarına bürünmüş general fotoğraflarından değil."

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 76 - Can Yayınları)6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 76 - Can Yayınları)
Kitaplara Fısıldayan Kız 
26 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Kesin şu kibri, gömün içinize şu kalabalığı.

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 32 - Can Sanat Yayınları)6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 32 - Can Sanat Yayınları)
M. 
18 Kas 2017 · Kitabı okudu · 5/10 puan

İnsanlar sizden, onlara, kendi görmek istedikleri imgeyi göndermenizi bekliyorlar.

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 95)6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 95)

"... Söylemek istediğiniz belli bir sorununuz var mı? Eğrinin alt sınırındaki kilonuza rağmen, formda görünüyorsunuz."

Hayır, her şey o kadar da iyi değil, demek geldi Guylain'in içinden. Yirmi sekiz yıldır, ölü bir babayı bekliyorum, annem bir yayınevinde kadrolu olarak çalıştığımı sanıyor. Her akşam, bir balığa günümü nasıl geçirdiğimi anlatıyorum, yaptığım işten o kadar tiksiniyorum ki, içim dışıma çıkarcasına kustuğum oluyor ve son olarak, bunlar yetmezmiş gibi, hiç görmediğim bir kızın büyüsüne kapılmak üzereyim. Yani özetle, her alanda 'eğrinin alt sınırında' olmamı saymazsak, sorun yok, ne demek istediğimi anlıyorsunudur. Guylain bunun yerine kısacık bir "yok"la cevap verdi.

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 87)6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 87)
Yağmur 
14 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Yap canla başla uzun,ağır görevini
Kaderin seni çağırdığı yolda,
Benim gibi acı çek vd konuşmadan öl sonra

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 84)6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 84)
Yağmur 
14 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Boş ver güç savaşlarına,şeytani ihanetlerine,
Cinayetler işleyrn o karanlık prendlerin,
Tarih önemli değil,yeter ki kafiye tutsun
Ve nihayet doruklara ulaşma umudu yaşasın.

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 86)6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 86)
buse 
 16 Ara 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Çaresiz kalınca insan, bir canavardan da beter. Saklamak için heyecanını ve boğmak için utancını! Esin perilerinin sesini kesmek isterseniz eğer, bırakın şu suratı da sıralayın özürleri!"

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 33 - undefined)6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 33 - undefined)
Yağmur 
14 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Şimdi gidiyorum şu bariyeri kaldırmaya,yavaş yavaş öfkemi dindirmeye.İlerlesin şu kamyon,yükü artık boşalsın.Kitaplar biraz dsga yaşayabilsin.

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 34)6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent (Sayfa 34)
Didem Kaya 
01 Şub 02:25 · Kitabı okudu · 4/10 puan

...bir gün geri döneceğine dair aptalca umudu hep saklamıştı. Hiçbir şey, tabutun cilalı tahtalarına çarpan kürek kürek toprak bile, onu tersine inandırmayı başaramamıştı.

6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent6.27 Treni, Jean Paul Didierlaurent
3 /