"İnsanlar zamanın her şeyi düzelteceğine, her yaranın zamanla kapanacağına inanırlar. Ama bu koca bir yalandır. Bazı yaralar asla kapanmaz; sadece üzerine yeni deriler eklenir, kabuk bağlar ama en küçük bir sarsıntıda altındaki o taze, sızlayan kanı tekrar hissedersin. Zaman iyileştirmez, sadece seni o acıyla yaşamaya alıştırır."
"Gözler ruhun aynasıdır. Hasan'ın gözlerinde ne bir suçlama ne de bir öfke vardı. Sadece derin bir kabulleniş. Beni asıl kahreden de buydu; bana kızsaydı belki kendimi daha az suçlu hissederdim."
"Kaçtım. Kaçtım çünkü bir korkaktım. Hasan’ın başına gelenleri görmemek için değil, gördükten sonra yapmam gerekeni yapmamak için kaçtım. O gün o sokakta sadece bir çocukluk değil, bir ruh öldü."
"Uçurtmayı yakalamak için koşarken durup bana baktı. Yüzünde o her zamanki masum ifade vardı. 'Senin için bin tane olsa yine yakalarım!' dedi. O an bu cümlenin hayatımın geri kalanında bir hayalet gibi peşimden geleceğini bilmiyordum."