Doğa için deprem neyse aşk da bizim için o mu acaba? Aşk denilen o şiddetli duygu ortaya çıktığında, yarattığı muhteşem arzuyla bütün dünyamızı sarsarak, bu arzuya uymayan, karşı çıkan her şeyi yıkıyor mu?
Niye Oscar Wilde, “insan sevdiğini öldürür” der?Wilde’a göre bunu bazen kılıçla yaparız, bazen bir sözle. İki ünlü yazarın “aşk”la başlayan anlatımı da bir yokoluşla tamamlanıyor. Ama insan her zaman sevdiğini yok etmiyor, bazen de sevdiği için kendini yok ediyor.
bütün hayatını bir iç sıkıntısıyla geçiren Baudelaire’in şiirindeki gibi, “köhne bir odaydık solmuş güllerle dolu.”
Yalanlar, unutulmak istenenler, inkâr edilenler, kokularını, renklerini yitirmiş solgun çiçekler gibi çoğalıyordu içimizde.
Bu kadar “özgür”, bu kadar “rahat”, bu kadar “dost” oldukları halde neden her şeyi açıkça ve dostça konuşamadılar,
yoksa aşk o dehşetli parçası kıskançlıkla birlikte geldiğinde o kadar “özgür, rahat ve dost” olamıyor muydu insan?
Birbirlerini sevmişler, birbirlerinden uzaklaşmışlar, milyonlarca insanın içinde dolaştığı bir meçhule dalmışlar ve o milyonlarca insanın içinde yeniden birbirlerini bulup yeniden birbirlerine âşık olmuşlardı.